Blogun düzenli takipçilerindenseniz her ay yayınladığım blog raporlarına aşinasınızdır. Bir önceki ay yapacağımı söylediğim şeyleri bir sonraki ay yapıp yapamadığımı değerlendiririm. Bu sefer de 2016 yılının kitap okuma değerlendirmesini ve ilginizi çekebilecek kitapları paylaşıyorum.

Okuma alışkanlıklarımıza göre değişmekle birlikte, ülkemizde genel olarak dakikada 150 – 200 kelime okuyoruz. Bazı batı ülkelerinde bu rakamlar ortalama olarak dakikada 300 kelimelere çıksa da, biraz kurcalayınca dakikada 10.000 kelime okuyabilen sıra dışı insanlarla karşılaşıyorsunuz. Biz o kadar uçmayalım ve basit fakat düzenli çalışmalarla okuma hızımızı arttırıp, hesaplaması kolay olması açısından, dakikada 500 kelimeye kadar çıktığımızı düşünelim. O halde her gün 20 dakika okuduğumuzda 10.000 kelime okumuş oluruz. Amazon.com’da satılan bir kitabın ortalama olarak 60.000 kelime olduğunu düşündüğünüzde, 3 günde bir kitap bitirdiğimizi düşünebiliriz.

Geçtiğimiz sene bunları öğrendiğimde 3 günde 1 olmasa da en azından her hafta bir kitap bitirebilme fikri hoşuma gitmişti. Bu yüzden 2016 yılında kendime 52 kitap bitirip bitiremeyeceğimi sormuştum. Kendime güvenmediğim için bu rakamı da azaltıp 30 kitap bitirebileceğimi öngörmüştüm. Okumak benim en eski ve düzenli alışkanlıklarımdan biri olduğu için 30 kitapta zorlanmayacağımı düşünmüştüm. Tahmin edersiniz ki hayaller böyle olsa da hayatlar pek böyle olmadı. 2016 yılında, istinasız, her gün okudum. Nereden biliyorum? Çünkü bu bir süredir benim günlük rutinimin bir parçası. Fakat bu yıl okuduklarım kitaplar değil daha çok blog yazıları oldu. Bu yazıları konu başlıklarına ayırdığınızda öne çıkanlar pazarlama, dijital pazarlama, satış, teknoloji, psikoloji, spiritüelizm, “nasıl yapılır” yazıları ve kişisel gelişim oldu.

Kitapların konu başlıklarını gruplarken, onları okuma amacıma göre değerlendirdim. Bu yüzden sadece “iş” ve “iş dışı” olarak ikiye ayırdım. Aşağıda alfabetik sırayla okuduğum kitapları ve haklarındaki kısa açıklamaları bulabilirsiniz.

İş Kitapları

buy*ology – Martin Lindstrom: Bir nöro-pazarlama kitabı. Lindstrom, kitabında, insanların satın alma davranışlarını nörobilime, denek gruplarına ve çeşitli testlere dayanan verilerle açıklıyor.

Fark Yaratan Milyoner – Brendon Burchard: Brendon Burchard dünyanın en popüler pazarlamacılarından birisi. Dünyanın en başarılı insanları listelerinde adı geçen Burchard genel olarak kişisel gelişim ve pazarlama öğretiyor. Paranın değil, mutlu olacağınız ve fark yaratacağınız işin peşinde koşun felsefesiyle oluşturduğu içerikleri Oprah’ın web sitesinde bile bulunabiliyor. Lokal girişimcilerden ünlü şarkıcılara kadar pek çok müşterisi olan Burchard, bu kitabında, aslında pazarlamada “Otorite İnşa Etmek” olarak Türkçeye çevirebileceğimiz bir stratejiden bahsediyor.

Fikir Nasıl Bulunur? – Jack Foster: Reklamcıyken bütün işim fikir bulmak üzerineydi. Bu kitabı o zamanlar okumuştum. Bu sene verdiğim iş fikri eğitimleri için tekrar okudum. Pek çok reklamcının işini yapabilmek için zaten bilmesi gereken fakat sektör dışında pek kullanılmayan “yaratıcı fikir bulma kası”nızı geliştirmek istiyorsanız okumanızı önerdiğim güzel bir kitap.

Girişimcinin El Kitabı – Steve Blank & Bob Dorf: Girişimciliğin kitaplardan değil, yapa yapa öğrenileceğini düşünenlerden olsam da; bu kitap bu ezberi biraz bozuyor. “Lean Start-up”, “Minimum viable product” gibi deyişleri duyduysanız Steve Blank hakkında bir fikriniz vardır. Terimlerin Türkçe karşılıklarının da bulunduğu bu girişimcilik metodolojisi anlatan faydalı kitapta emeği geçen herkese kendi adıma teşekkür ederim. Kendi işinizi kurmak ve bunu sistematik bir şekilde yapmak istiyorsanız okumanızı tavsiye ederim.

İş Modeli Üretimi – Alexander Osterwalder & Yves Pigneur: Bu da geçtiğimiz senelerde okuduğum ve fakat tekrar okuma gereği duyduğum bir kitap. Kitabın arka kapağından aktarıyorum zira oldukça iyi özetlenmiş: “…iş modellerini anlamak, tasarlamak, revize etmek ve hayata geçirmekte yararlanabileceğiniz, güçlü, basit ve test edilmiş araçlar sunuyor.

Liderlerden Yönetim Dersleri – Capital Dergisi: Novartis’in katkılarıyla hazırlanan bu kitap 2010 yılında bir Capital dergisiyle gelmişti. 90 sayfalık ince bir kitap olsa da içinde Muhtar Kent, Hüsnü Özyeğin, Güldem Berkman, Süreyya Ciliv, Murat Ülker ve pek çok iş insanından hap niyetine kısa tavsiyeleri içinde barındırıyor.

Neden Satın Alırız? – Paco Underhill: Paco Underhill alışveriş antropolojisini kuran kişi. Alışveriş alanlarında insan davranışlarını izleyen bir ekibi var. Bence kitabın adını “nasıl satabiliriz?” koysaymış da olurmuş zira satın alma davranışı gerçekleştiren erkeklerin ve kadınların nasıl farklı davrandıklarının yanında mağazalardaki düzenlenmelerin nasıl olması gerektiği hakkında pek çok bilgiyi anlatıyor. Perakende sektöründeyseniz okumanızı tavsiye ederim.

MOKS – Ahmet Şerif İzgören: Ahmet Şerif İzgören Amerika’da yaşasaydı muhtemelen dünya çapında şöhreti olan bir kimse olurdu. Tertemiz Türkçe, konuşur gibi yazılan bir samimiyet, kocaman bir bilgi birikimi ve lafı dolandırmadan yalın bir şekilde verilen stratejik bilgilerle bu sene okuduğum en iyi kitaplardan biri.

Müşteri Odaklı Satış – Len D’innocenzo & Jack Cullen: Dünya üzerinde herhangi bir şey satmak istiyorsanız okumanızı tavsiye ettiğim ince bir kitap. Hakkında başka da bir şey söyleme gerek yok 🙂

Rakibini Yere Ser – Gary Vaynerchuk: Bu kitabın ismi neden bu şekilde Türkçe’ye çevrilmiş bilmiyorum ama önce bir bilgi vermem gerekiyor: Gary Vaynerchuk’ın anlattığına göre 1970 yıllarında Sovyet Rusya ve Amerika arasında bir anlaşma yapılır. Anlaşmanın karşılığında Amerika Sovyet Rusya’ya yiyecek yardımı yapar ve karşılığında Belarus’ta yaşayan bazı Yahudilere Amerika’ya iltica etme hakkı tanınır. Vaynerchuk ailesi ceplerinde 100 dolarla New York’a gelirler. Babası bir likör dükkanında iş bulur ve yıllarca çalışıp en sonunda kendi likör dükkanını açar. Uzun yıllar sonra yıllık ciroları 3 milyon dolarları bulur. Gary Vaynerchuk 14 yaşındayken orada çalışmaya başlar. 1990’ların sonunda Internet diye bir şey çıktığında kendisi 20’li yaşlarındadır ve Amerika’nın ilk şarap e-ticaret web sitesini açar. 2007 yılında Yotube’da günlük olarak içerik üretmeye başlar. Yıllık ciroları 60 milyon dolarları bulur. O günden bugüne kadar Internet pazarlaması konusunda yapmadığı şey kalmaz. 2011 yılında bir reklam ajansı açar ve ajans bugün 800’e yakın insanı istihdam eden 100 milyon dolarlık bir makine haline gelir. Under Armour, Toyota gibi müşterileri olan ajans, aynı zamanda Facebook’ta dönen Bud birasının reklamını yapan ajanstır. Bugün 1 saatlik konuşmacılık bedeli 200 bin doları bulan Vaynerchuk bütün bu bilgi birikimiyle yazdığı kitaplarında sosyal medyayı anlatıyor. Bu kitabındaysa Facebook, Twitter ve Instagram gibi ortamlarda bir şeyin nasıl satılabileceğini örnekleriyle anlatıyor. Bütün kitaplarını okumanızı ve İngilizce biliyorsanız Youtube videolarını izlemenizi özellikle tavsiye ederim.

İş Dışı Kitaplar

Çizginin dışındakiler / Outliers – Malcom Gladwell: Bazı insanların neden çizginin dışında bir başarı gösterdiğini örnekler ve veriyle anlatan iyi bir kitap. Keyifle okuyorum ve bitirmek üzere olduğum için listeye ekledim. Tavsiye ederim.

Düşün ve Zengin Ol – Napoleon Hill: Kitap piyasada yok. Kadıköy’deyim, sahaf sahaf geziyorum, bir türlü bulamıyorum. Derken bir yere girdim. “İyi günler, bir kitap arıyorum. Adı “Düşün ve Zengin Ol”. Elinizde var mı?” Sahafın sahibi dalga geçerek “Çalışmadan oluyor muymuş?” dedi. Gülümseyip, gereksiz bir iki açıklama yaptım. Önyargının iyi bir şey olmadığını anlatan İngilizce bir laf var: “Bir kitabı kapağına göre yargılama” diye. Siz de bu kitabı adıyla yargılamayın çünkü yazarın söylemek istediği maddi zengin değil fakat örnekler hep oralardan veriliyor. Zira bu tür şeyleri ancak bu şekilde algılayabiliyoruz. Biliyorum çünkü Napoleon Hill’i çok araştırdım. Bütün hayatını incelediğinizde kafayı taktığı şeyin para olmadığını görüyorsunuz. Hayatını, bazı insanların neden isteklerine ulaşabildiğini fakat diğerlerinin ulaşamadığını anlamaya çalışarak ve diğerlerine anlatarak geçirmiş. Bu kitabı yazmak için 25 sene harcamış ve dönemin 500 başarılı insanıyla (Henry Ford, Edison, vb.) ve 25.000 başarısız insanla görüşülmüş. Rakamlar küsuratlı olmadığı için inanasımız gelmiyor ama bu kitabı okumanızı özellikle tavsiye ederim. “Secret” kitabında anlatılanlar da dahil olmak üzere, pek çok kitap aslında bu kitaba dayanıyor. Okuyunca “bunlar hep bildiğimiz şeyler” diyebilirsiniz. Ben de size o zaman neden hala istediğiniz gibi bir hayatı yaşamadığınızı sorarım. Siz bana “her istediğimiz olmuyor” derseniz, ben de size sadece bir hayatınız olduğunu ve onu istediğiniz gibi yaşamıyorsanız neden yaşadığınızı sorarım.

Dokuz Kehanet – James Redfield: Bundan 18 sene önce bir süpermarkette alışveriş yaparken gözüme çarpan bu kitabı nedense alasım gelmişti. Aldıktan sonra da deyim yerindeyse yemeden, içmeden okuyup bitirmiştim. Bu kitabı bu sene tekrar okumam gerektiğini hissettim. İyi ki okumuşum. Dünyanın neden böyle olduğunu ve inanç meselelerine ilgi duyan herkesin, Maya inancıyla ilgili el yazmalarının anlatıldığı bu sürükleyici romanı okumasını tavsiye ederim.

Eudemus’a Etik – Aristoteles: Bu oldukça ağır ve herkese hitap etmeyecek kitapta Aristo’nun yaptığı çözümlemeleri ve çıkarımları bulabilirsiniz. Bugün normal kabul ettiğimiz bazı şeyleri 2000 yıl önce anlatabilmek için pek çok tanımlama yapmanız gerekiyordu. Bu yüzden ben çok zorlandım fakat elbette Aristo olduğu için insanın ufkunu oldukça genişletiyor.

Hayvanlardan Tanrılara Sapiens – Yuval Harari: Bu kitap bu sene çok konuşuldu, zaten 2016’nın en çok satanlar listesindeydi. Kitabın tanıtımında “İnsanlık tarihinin kısa bir özeti” dese de, nereden gelip nereye gittiğimizi anlatan bir kitap. Çok geniş kapsamlı olduğu için herkese göre değil. Ben de henüz bitirmedim fakat bir kısmını okuduğum ve bitirmeye hevesli olduğum için buraya koydum. Goethe’ye ait “3000 yıllık geçmişinin hesabını yapamayan insan günübirlik yaşayan insandır.” diye bir söz var. Bu kitap 2.5 milyon geriden başlıyor. Baya bir hesap yapıyorsunuz 🙂

Mavi Tüy – Richard Bach: “Martı Jonathan Livingston” kitabının yazarı Richard Bach’tan yine çok ince fakat yine çok anlamlı bir kitap. Bu sene iki kere okudum, ileride yine okuyacağıma eminim.

Olağandışını Yaşamak – N. Hikmet Omay: Neren geldiğini bilmiyorum fakat yıllardır kitaplığımda duran incecik bir kitaptı. Sonunda okudum. Bedri Ruhselman veya “İhahi Nizam ve Kainat” diye bir kitap duyduysanız bu isim size tanıdık gelebilir. Hikmet Omay da o yıllarda Dr. Ruhselman’ın sohbet gruplarına katılan tek kadınmış. Kendisinin yazdığı, zor okunan bir kitap.

Şamanın Kozmik Dünyası – Ayşe Nilgün Arıt: Ayşe Nilgün Arıt, bir ilaç firmasında üst düzey yöneticiyken kariyerini bırakıp Güney Amerika’ya gider. 15 yıl boyunca Maya Şamanizm’ini çalıştıktan ve kendisi de bir şaman olduktan sonra konuya giriş olması açısından bu kitabı yazar. Genel olarak dinler ve inançlar hakkında inanılmaz bir bilgi birikimi ve tecrübesi olan Arıt’ın bu kitabını ve Facebook sayfasını bu tür konulara ilgi duyan herkese özellikle tavsiye ederim.

Şamanizmde Kutsal Rehberler – Ayşe Nilgün Arıt: Maya Şamanizm’indeki rehberlerin anlamlarının anlatıldığı bir kaynak kitabı. Konuyla ilgilenmiyorsanız pek bir anlam ifade etmeyecektir fakat ilgiliyseniz içindeki bilgileri oldukça yararlı bulacağınızı düşünüyorum.

Şeytanı Alt Etmek – Napoleon Hill: Yukarıda bahsettiğim “Düşün ve Zengin Ol” kitabının da yazarı olan Hill’in bu kitabını nasıl anlatmam gerektiğinden emin değilim. Arka kapaktaki açıklamadan alıntılıyorum: “…Şeytan’ın Şifresi’ni çözdüğünü ve onu sırlarını açıklamaya zorladığını ifşa ettiği Şeytan’ı Alt Etmek adlı bu kitap, çok tartışmalı bulunarak 70 yıldan fazla bir süre boyunca hasıraltı edilmiştir.” Kitap, dinsel çevrelerden gelecek tepkilerden korktukları için yazarın ailesi tarafından 72 yıl boyuna kilit altında tutulmuş. Okuyucunca neden saklamak istediklerini anlayabiliyorum.

Zengin Baba Yoksul Baba – Robert Kiyosaki: Robert Kiyosaki’nin babası iyi eğitimli ve idealist bir adamdır. Fakat maddi durumları pek iyi değildir. Beraber büyüdüğü en yakın arkadaşının maddi durumlarıysa çok iyidir. Arkadaşıyla beraber, arkadaşının babasının yanında çalışmaya başlar. Bugün çok başarılı bir iş adamı olan Kiyosaki, kitabında, bu iki babanın hayata bakış açısını karşılaştırıyor.

***

Notlarıma baktığımda 2016 senesinde üstte listelediğim 21 kitabı okumuşum. Ayda neredeyse 2 kitap okumuş olsam da maalesef bu istediğimin altında. Kitap okumayı önemsiyorum zira bir insanın hayatı boyunca üzerinde çalıştığı bir konuyu bir kaç yüz sayfada öğrenebiliyorsunuz. Elbette entelektüel öğrenme ve yapa yapa sindirerek öğrenme arasında bir fark var fakat ne kadar çok farklı konuda okursanız o kadar farklı noktalardan birleştirme imkanınız oluyor.

Bir de okumak, insanın yaşadığı hayatı daha iyi anlamasını sağlayan verimli bir deneyim.

İstanbul’da yaşıyorsanız her gün trafikte aşağı yukarı 2 saatiniz geçiyor demektir. Toplu taşıma kullanıyorsanız bunun, fazla değil, 20 dakikasını okuyarak geçirebilirsiniz. Yolda okurken mideniz bulanıyorsa bunun sebebi gözün ufuk çizgisini göremiyor olmasıdır. Bu yüzden arada bir kitaptan başınızı kaldırıp çevreye bakarsanız bunun olmasını önleyebilirsiniz.

1980’lerde başlayan Bilgi Çağı henüz bitmedi fakat sonlarına geliyoruz. Okuma alışkanlıklarımız ortalamanın altında olduğu için her geçen gün bu çağın gerisinde kalıyoruz. Hala zamanımız varken bol okuduğumuz ve çok öğrendiğimiz bir 2017 dilerim.

Gelecek senenin kitap raporunda görüşmek üzere!

Kaynakça ve Notlar:

1. Fotoğraflar: 1