İşe dalmışken telefon çaldı:

– Selam n’aber abi, müsait misin?

+ Müsaitim abi, buyur.

Sonraki 10 dakika yeni işini anlattı. Eski işini sevmemiş, bazı şeyler istediği gibi gitmiyormuş. Bu yüzden başka bir fikri varmış. Artık onu deneyecekmiş. İyi de bir önceki işi de “istediği gibi” gitmemişti. Ondan önceki de ve daha önceki de…

Sen bilirsin tabii de zaten istediğin gibi gitmeyecek ki?? Sürekli önüne bir engel çıkacak, birileri canını sıkacak, problem çözmen gerekecek, pes edesin gelecek, boşa emek ettiğini düşündüğün zamanların; nefesini kesen anıların olacak! Yani tamam sen bilirsin ama hayatın kendisi böyle değil mi? “Dünya üzerinde problemi olmayan insanlar sadece mezarlıkta bulunur” demiyorlar mı zaten? Ne bekliyordun ki? Sen bu işi yapıyorsun diye herkes kapında kuyruk mu olacaktı? Herkes istediğin gibi mi davranacaktı? Aa demek zor geldi? E başlamadan önce aklın neredeydi? Ne? Nasıl yani, neyin nasıl olduğunu araştırmadan mı işe başladın?? 

demedim tabii. Bunun yerine düşünmeye sevk edecek bir iki soru sordum. Baktım ki bahane duyuyorum:

+ Sen bilirsin abi, inşallah istediğin gibi olur.

diye kestirip attım. Dedem “insanın nefesi bile sayılı” dermiş. Bunun ne kadar doğru olduğunu özellikle son yıllarda gördüğüm için boşuna nefes tüketmemeye gayret ediyorum.

A Plancılık ve B Plancılık

Benim gördüğüm kadarıyla üç türlü insan tipi var. Biri “Hiç Plancılar”. Bu insanlar plansız programsız gelişigüzel yaşıyorlar ve çoğunluktalar. Belki onları başka bir zaman konuşuruz. Bugün diğer iki kesimden bahsedeceğiz. İlki hedeflediği şeyi alana kadar peşini bırakmayan, zorlayanlar. Bunlar A Plancılar. Mesela ünlü oyuncu Will Smith böyle. Bir programda sorulan bir soru üzerine şöyle diyordu;

Bende farklı olan tek şey şu: Ben koşu bandında ölmekten korkmuyorum. Benden daha sıkı çalışamazsın. Nokta. Benden daha yetenekli olabilirsin. Benden daha zeki olabilirsin. Benden daha yakışıklı olabilirsin. Her konuda benden daha iyi olabilirsin. Fakat koşu bandına çıktığımızda ya sen önce pes edeceksin ya da ben öleceğim. Benden daha sıkı çalışamazsın. İşte bu kadar basit.

Sanırım burada alacak bazı dersler var 🙂

Diğeriyse sürekli bir “B Planı” olanlar. Bunlar rüzgar kendi taraflarından yeterli bir süre esmeyince yelkenliyi bırakıp kayak yapmaya gidenler. B plancılık belki de pek çok seçeneğe sahip olma hissi yarattığı için ilk bakışta mantıklı görünüyor. Fakat üzerinde düşündükçe pek de iyi bir şey olmadığını görüyorsunuz.

Anlatayım.

Bir zaman önce hayatımdaki gidişattan memnun değildim. Nasıl olsaydı daha çok hoşuma giderdi diye düşünmeye başladım. Sonra oturup sayfalarca yazdım. Örneğin 5 yıl sonra nerede olmak istiyorum? 5 yıl sonraki ben ne yapsam daha mutlu olurdum? Bunu neden istiyorum? Bugün tam olarak neredeyim? Peki buradan oraya nasıl gidilir?

Bu soruların cevaplarını yazmak iyi geldi. Hem rahatlamış, hem de bazı şeyleri netleştirmiştim. Şimdi anlamlı bir plan yapmak ve bu planı uygulamak gerekiyordu. Bunun için çıkılması gereken ilk basamak bir blog yazmaktı. Başarısızlık ve eleştirilme korkuları sonucu oluşan kısmi felç sebepli gecikmeler yaşadıysam da en sonunda yazmaya başladım. Önce bir adım, sonra diğeri derken ilk 5 ayda 22 yazı yazdım. Metin yazarlığı tecrübem olmasına rağmen uzun yazılar yazmak ve bunu düzenli bir şekilde yapmak çok zor geldi. Yazıları pek az insanın okuyor olması ilk başta zor geldi. Bu kadar emeğin karşısında hiçbir şey kazanmıyor olmak zor geldi. Bunu insanlara okutmak için bir de üzerine para verip reklam yapmak zor geldi. Zor geldi de zor geldi. Fakat yaptığım plana göre bu blogu yazmam gerekiyordu. Bu yüzden “istediğim gibi” olmamasına rağmen ayda en az 4 yazı yazmaya devam ettim. Alıştıkça daha da düzene girdi: Artık her pazartesi yazmaya başladım.

Hala pek çok şey “istediğim gibi” gitmiyor olmasına rağmen “bundan bir kaç yıl sonraki Eren’in şimdiki Eren’e teşekkür etmesini nasıl sağlayabilirim?” diye düşünüp hedef büyüttüm. 5 ayda 2846 kişi blogu ziyaret etmişti. Bu da ayda aşağı yukarı 570 kişiye denk geliyordu. Düzenli okuyucuların hatırlayacağı gibi bu rakamı bu ay içerisinde 4000’e çıkarmak istediğimi açıklamıştım. O halde aylık ziyaretçi sayısını 570’ten 1200’lere çıkarmam gerekiyordu. Herhangi bir şeyi bir anda iki katına çıkarmayı hedeflemek oldukça anlamsız bir iştir. Ben yine de denemeye kadar verdim. Bunun için de -zor ya da değil- ilk iş olarak bu ay haftada 1 değil, 2 blog yazısı yazacaktım.

İlk 10 günde 4000’i geçtik.

Elbette bu sadece haftada iki yazı yazarak olmadı. Elbette bir yandan başka tanıtım faaliyetlerine de giriştim fakat göz önüne alınması gereken asıl nokta şu: Bir şeyler “istediğim gibi” gitmiyor olmasına rağmen söylenmek yerine “nasıl yaparız?” demeyi seçtim. Şimdi “neden işe yarıyor, daha iyi olması için n’apabiliriz?” diye düşünüyorum. Beceremeseydim o  zaman “neden işe yaramıyor?” diye düşünecek, araştıracak, bir bilene soracaktım. Çünkü artık bir şeyler istediğim gibi olmayınca dönüp gitmek çocukça geliyor. Bu yüzden bir süredir bir B planının peşinden koşmuyorum.

Zaten bir B planım da yok.

Bunu yerine “A planının gerçekleşmesi için başka neler yapabiliriz?” var.

b planı yapmak

Bütün bunları düşünürken aklıma hep koca bir nehir geliyor. Hani küçük derelerden beslenip devasa bir hale gelen ve en sonunda denize dökülen koca nehirler gibi. İşte “A Planı” bu. En sonunda kendisinden daha büyük bir şeye katkı yapan bir akarsu. Suyun akıp yolunu bulması ve amacına ulaşması için onu küçük derelerle beslemeniz gerekiyor. Çünkü bir anda koca nehir olmayı istemek çok anlamsız bir durum. 40 kilo fazlanız varsa 3 ayda baklava baklava kaslara kavuşmayı hedeflemenin anlamsızlığı gibi ayakları yere basmayan bir durum. Bunun yerine sanki şöylesi bir yöntemi benimsemek daha anlamlı:

A planı: 40 kilo vereceğim.

Neden: Çünkü kilolu olmak sağlıklı değil.

Hedef: 10 ay sonra bugün 40 kilo vermiş olacağım.

Nasıl: Spor, düzenli yemek ve uykuyla.

İlk durak: Evdeki bütün sağlıksız besinlerden kurtul ve pazar gününden önce alışveriş yap.

İkinci durak: Pazar günü bir kaç saatini ayır ve bütün hafta yetecek kadar yemek pişir.

Üçüncü durak: Ev-iş güzergahındaki spor salonlarını araştır ve fiyat karşılaştırması yap.

Sondan bir önceki durak: 10 ay sonra 40 kilo vermiş ol.

Son durak: Sağlıklı yaşamaya ve yemeye devam et.

İlk durakta gördüğünüz gibi yemeklerden kurtularak erişiminizi kısıtlıyorsunuz. Akşam eve yorgun argın gelince yemek yapmaya motivasyonunuzun olmayacağını bildiğiniz için de bunu önceden yapıyor ve dışarıdan yemek söylemeyi önceden engelliyorsunuz.

İşte ben de bir B Planı yapmak yerine belirli kontrol noktaları ve otomatik mekanizmalar koyuyorum. Her ay nerede olduğumu kontrol edip yaptığım şeyi yapmaya devam ediyorum. Hayat bu, sağlıksal ya da başka bir şey olur ve sonunda istediğiniz yerde olmayabilirsiniz fakat planladığım şeyi gerçekleştirmek için çalıştığım için şu an daha mutluyum. Ve sanırım asıl nokta da halinden memnun olmaktan geçiyor.

İster girişim, ister başka bir şey; hayatta yalnızca bir A planınız olsun. O A planını gerçekleştirmek için elinizden geleni ardınıza koymayın. Elinizden gelenin hepsini yaptığınız halde sonuç alamıyorsanız o zaman durun ve nerede hata yaptığınızı düşünün.

Peki ya yıllar sonra istediğim şeyin bu olmadığını fark edersem?

Değiştirirsiniz? Hayır, yıllarınız yanmıyor. O yıllarda mutlaka öğrendiğiniz pek çok ders oluyor. Bu dersleri yeni duruma ulaşmak için kullanınca çok hızlı ilerleniyor. Sadece bir sonraki sefer bu kadar uzun sürememesi için neyi neden istemediğinizi iyi anlayın. Zor geldiği için mi istemiyorsunuz yoksa bir sebepten dolayı size göre değil miymiş?

“Fark ettim ki ben bunu gerçekten istemiyormuşum çünkü…”

Şahane! Şu an kulağınızda yeni bir küpe var! Bu küpeyi, bir dahaki sefere istediğinizi sandığınız şeyi yaparak yıllar geçirmemek için iyi kullanın. Örneğin yapmak istediğiniz şeyin kurallarını önceden öğrenin:

Girişimci olmak istiyorsanız iyi ve kötü yanlarını araştırın.

Restoran açacaksanız restoran sahipleriyle bol bol görüşün.

Dünyayı gezmek istiyorsanız “nomad” bloglarını okuyun, gezenlerle sohbet edin ve insanların nasıl hem gezip hem de para kazandığını öğrenin.

Oyuna girmeden önce oyunun kurallarını öğrenin.

B, C ve D planlarının hepsini unutun.

Sadece bir A planı yapın ve bir an önce başlayın!

Kaynakça ve Notlar:

1. Fotoğraflar 1, 2

2. Will Smith On Work Ethic & Focus, YouTube.com