“Komedyen” sözüyle “ciddi” ve “çalışmak” sözleri aynı cümle içerisinde kullanınca kulağa garip geliyor. Sanki insanları güldürme işi gerçek bir iş değilmiş de biri çıkıp sahnede aklına gelenleri anlatıyormuş gibi bir imajı var. Fakat başarılı komedyenlerin, ya da sanatçıların, çalışma düzenlerini incelediğiniz zaman durumun pek de böyle olmadığını görüyorsunuz.

Nielsen raporlarına göre Jerry Seinfeld’in kendi adını taşıyan televizyon programı, yayınlandığı 9 sezonun son 5’inde rating sıralamasında ilk 2’deydi ve dizi finali 76.3 milyon insan tarafından izlenmişti. NBC 10. sezonun da çekilmesini istedi. Yeni sezonda 22 bölüm daha yayınlanacaktı ve kendisine bölüm başına 5 milyon dolar önerdiler. Jerry Seinfeld bunu reddetti ve bir dönemin efsane dizisi “Seinfeld” sona erdi. Forbes’a göre dizinin final yaptığı 1998 yılında kendisinin kişisel geliri -sadece o yılki- 287 milyon dolar’dı.  Dizinin bitiminden 10 yıl sonra, 2008 yılında bile ünlü komedyen telif gelirlerinden yılda 85 milyon dolar kazanıyordu.

Fakat gelir rakamlarının da ötesinde bir konu var ki öğrendiğimde bir durup düşünmeme sebep oldu. Seinfeld komediye 1976’da başlamış. O halde 40 yıldır bu işi yapıyor. Üstelik bunun son 25 senesinde işini çok üst düzey, dünya çapında, yapıyor. Bu da üstün bir performans sürekliliği anlamına geliyor.

Jerry Seinfeld hakkında bilgi sahibi oldukça maddi kazanç, popülerlik ve sahne performansı konusunda dönemindeki bütün komedyenler arasında oldukça başarılı olduğunu görüyorsunuz. Bütün bunların sebeplerini incelediğinizde karşınıza her başarılı insanda gördüğünüz belirli şeyler çıkıyor.

Bunu arka arkaya örneklerle anlatalım. Her ünlü insanla ilgili çeşitli şehir efsaneleri vardır. Jerry Seinfeld’le ilgili olansa şöyle:

Televizyon dizisine yeni başladığı yıllarda sahne şovlarına da devam etmektedir. Bir gece sahneye çıkmadan hemen önce Brad Isaac adındaki bir genç ona yeni komedyenler için verebileceği ipuçları olup olmadığını sorar. Isaac, Seinfeld’in verdiği cevabı şöyle anlatır:

Bana “daha iyi bir komedyen olmak için daha iyi espriler yapmalısın. Daha iyi espriler yapabilmek içinse her gün yazman gerekir” demişti fakat en iyi tavsiyesi bundan da iyiydi. Bütün bir yılı bir bakışta görebileceğim büyük takvimlerden almamı ve onu bir yere asmamı söyledi. Daha sonra, kırmızı bir kalemle, yazdığım her gün için takvime çarpı atmamı söyledi.”

“Birkaç gün sonra bir zincir oluşturmuş olacaksın. Yazmaya devam ettikçe zincir daha çok uzayacak. Birkaç hafta geçtikçe bu zinciri görmek hoşuna gidecek. Yapman gereken tek şey zinciri bozmamak”

Kendisi hiçbir zaman böyle bir şey söylemediğini açıklamış olsa da, insanlar bilmeden bu yöntemi uygulamaya başladılar. Internet’te yapacağınız kısa bir araştırmayla bu tavsiyenin şehir efsanesi olduğunu bilmeden uygulayan ve çok işe yaradığını anlatan insanları bulabilirsiniz.

Bu yöntemin yararlı olmasının iki nedeni var:

1. Sonuca değil, sürece odaklanmak: Ne kadar çok ya da az yazdığın, ne kadar iyi yazdığın, ne kadar espri yazdığın önemli değil; sadece yaz.

2. Süreklilik: Bunu sürekli olarak yap. Kendini “yaratıcı” hissetmesen de, ilham gelmese de, hava yağmurlu olsa, güneş miskinlik de verse; ne olursa olsun otur ve yaz.

Bu iki sebep yeni bir alışkanlık kazanmak konusunda oldukça önemli dinamikler. İlki insanı “mükemmeliyetçilik hastalığı”ndan kurtarır, ikincisi disipline sokar. Siz de yazı yazma, spor yapma, kitap okuma, ya da herhangi başka yeni bir alışkanlık edinmek istiyorsanız “Seinfeld Tekniği“nden yararlanabilirsiniz.

Fakat burada söylenilmesi gereken bir şey var: Başlamak istediğiniz şey sizin için bir anlam ifade eden bir şey olsun. “Kilo vereceğim çünkü…” O “çünkü”den sonrası çok önemli. Sizin için yeterince anlam ifade etmeyen bir şeyse bir heves başlayıp sonra devamını getirmediğiniz geçici bir süreç olacaktır. Örnekten gidecek olursak; kilo vermenin sizin için gerçek önemini bulmak ve bunun için sürekli olarak çalışmak sizin başarılı olup olmadığınızı belirleyecektir.

Aristoteles bu konuda şöyle der:

Mükemmellik, alıştırma ve alışkanlıkla kazanılan bir sanattır. Mükemmel ya da erdemli olduğumuz için doğru davranıyor değiliz; doğru davrandığımız için erdem sahibi ve mükemmel oluyoruz. Bizler tekrar tekrar yaptığımız şeyleriz. Mükemmellik, o halde, bir davranış değil, bir alışkanlıktır.

Bu güzel söz ve işe yarayan şehir efsanesinden sonra gelelim gerçeklere.

Jerry Seinfeld

1. İlgilendiği Konuyu ve Bununla Neden İlgilendiğini Anlamak

Jerry Seinfeld komedinin tam olarak ne olduğunu ya da insanların neden güldüğünü anlamaya gayret ediyor. Kendi işiyle ilgili faktörleri en küçük parçalarına bölüp onları anlamaya çalışıyor. PayPal ödeme sistemlerinin geliştiricisi, Tesla elektrikli otomobillerinin kurucusu ve 2024 yılında Mars’a adam gönderecek olan Elon Musk da “first principal method” adını verdiği benzer bir yöntemi uyguluyor ki onu da ileride yazacağım. Bu en küçük parçalara ayırma çabası, ilgilendiğiniz konuyu iyice kavramanızı sağlıyor. Örneğin:

  • Benim ürünümü kim, neden, nereden satın alır?
  • Ya da neden spor yapmam lazım, hangi spor neden bana göredir ve bu süreci nasıl daha rahat hale getirebilirim?
  • Neden Egelere kaçıp bar açasım var? Kış başlayıp turistler evlerine döndüğünde nasıl geçinmeyi planlıyorum?
  • Bir yıl sonra olmak istediğim yerde olan bir insan akşam yatmadan önce ne yapar, sabah kalkmadan önce ne yapar?

Bu soruların nedenini tam olarak kavradığınızda o konuya dair daha net bir bakış açınız oluyor.

Yine gerçek hayattan bir örnek vereyim: Bir arkadaşıma kolundaki çok pahallı saati neden aldığını sorduğumda verdiği cevap beni çok şaşırtmıştı: “Bir başkası beğensin ya da “aa durumu ne kadar iyiymiş” desin gibi bir derdim yok. Çok fazla çalışıyorum ve insanoğlunun geliştirdiği teknolojinin ve mühendisliği en iyi örneklerinden birine sahip olabilecek durumda olduğumu görmek benim hoşuma gidiyor.

Şimdi bu düşünce tarzı hoşumuza gider ya da gitmez ama bu görüşün “çünkü seviyorum“dan çok daha keskin, derli toplu, net ve ne istediğini bilen bir bakış açısından geldiğini yadsıyabileceğimizi sanmıyorum.

  • Siz neden kendi işinizi yapıyorsunuz?
  • Kendi işinizle ilgili bilmeniz gerekenleri ne kadar iyi biliyorsunuz?

 

2. Sıkı Çalışmak

Reddit’teki bir yorum Seinfeld’in iş ahlakıyla ilgili şunu söylüyor: Jerry Seinfeld daha önce haftada iki kez yazıyor ve bunun yeterli olduğunu düşünüyormuş. Zaten öğle yemeğinden sonra da yazmak istemezmiş. Sonra bir gün bir grup inşaat işçisini şantiyeye giderken görmüş. İnşaat işçilerinin de öğle yemeğinden sonra şantiyeye gitmek istemediklerini fakat gittiklerini fark etmiş. O an stand-up yapmaya gerçek bir iş gibi davranması gerektiğini anlamış. Yazma konusunu 40 saatlik bir mesai haftası olarak görmeye başlamış. Beyninin artık yeni bir şey yaratmak istemediğini düşünmesinden çok sonra bile yazmaya devam eder, kendisini zorlarmış.

Bir diğeri de kendi röportajından. Sunucu “Sence başarında şansın payı var mıydı?” diye sorunca, Seinfeld şansın tanımını yaptıktan sonra soruya cevap verir.

(Seyircileri de göstererek) Bugün hastanede olabilirdik ve doktor gelip “bir sorun var” diyebilirdi ama biz buradayız. Bu açıdan baktığınızda şanslı olduğumuzu düşünebiliriz. Şansın tam olarak ne olduğunu bilmiyorum. Bazen iyi şeyler denk gelir ve biz “şans” deriz, bazen işler istediğimiz gibi gitmez ve biz “kötü şans” deriz. Bence bu anlamadığımız pek çok şeyin üzerini örtmek için uydurduğumuz bir kelime. Fakat yine de sorunu cevaplayacak olursam: Bence çok şanslıydım ama diğer taraftan buna karşı da çıkabilirim…(Seinfeld dizisini beraber yazdığı Larry David’i kastederek) Onunla birlikle ölümüne çalıştık. Dinlenmedik. Enerjimizin, çabamızın bir zerresini bile esirgemedik. Yazı odasına giren insanları “çık dışarı çalışıyoruz” diyerek kovduk. Bu yüzden o metinler o kadar iyiydi… Şimdi, bu şans mıydı? Pek sanmıyorum. Bu şans değildi, bunu biz hak ettik.”

Larry David de bir röportajında şöyle diyor: “Çok çalıştık. Her cümlenin üzerinden defalarca geçtik.

Geliyorum bize. İş sahipleri, başlarında bir müdür/patron gibi bir jandarma bulunmadığı için kendi kendilerini disipline etmek zorunda kalırlar. Ve insanın kendisini disipline etmesi zordur. Bu yüzden sadece üç tane soru sorup üzerinde dürüstçe düşünmenizi istemekle yetineceğim:

  • Kendi işinizle ilgili haftada kaç saat çalışıyorsunuz?
  • Devam etmek içinizden gelmediğinde ne yapıyorsunuz?
  • Devam etmek içinizden gelmediği andan itibaren ne kadar süre daha çalışmaya devam ediyorsunuz?

 

3. İşini En iyi Şekilde Yapmaya Çalışmak 

New York Times kendisine esprilerini nasıl bulduğunu sorduğunda verdiği cevaplardan ikisi çok ilginç. Önündeki kağıtları göstererek “bu esprinin üzerinde muhtemelen iki senedir çalışıyorum” ve “bir espri olması gerekenden bir saniye kadar bile daha uzun olursa heceleri sayıp tıraşlamanız gerekiyor” diyor.

İki sene! Bir espri için?! Heceleri sayıp uygun yerden kesmek?? Bir sahne şovunda ya da televizyon dizisinde onlarca espri olduğunu düşününce verilen emeği hayal etmek bile istemiyorum.

  • Siz kendi süreçleriniz için ne oranda emek harcıyorsunuz? 
  • Hangi sürecin üzerinde ne kadar zaman harcamak işinizi iyi yaptığınızın göstergesi olur?
  • Hangi sürecin üzerinde ne kadar zaman harcamak başarısızlık veya eleştiri korkusu kaynaklı bir hareket engelleyici olur?

 

4. Meditasyon Yapmak

Bu da bonus olsun.

Hem bu konu Türkiye için henüz çok erken olduğu için, hem de ben bu konunun uzmanı olmadığım için çok bir şey söylemek istemiyorum. Zaten önümüzdeki yıllarda bu konuda çok fazla şey duyacaksınız. Sadece şunları söyleyip geçiyorum:

Meditasyonun beyni ne şekilde geliştirdiği bilimsel olarak ölçülmüştür. Jerry Seinfeld’a gelecek olursak: Kendisi 41 senedir her gün meditasyon yapıyor. Başarısında bunun da payının olduğunu söylüyor. Bir de 60 yaşında bir yandan bu kadar yüksek bir tempoda çalışırken, diğer yandan da evdeki iki küçük çocuğuyla ilgilenebilecek enerjiyi bu sayede bulabildiğini söylüyor.

Siz bu konuda ne yapıyorsunuz bilmiyorum ama artık yazıyı toparlıyorum.

Ülkenin birinde işini muhteşem yapan bir hemşire var. Günlerden bir gün, hemşire tam bir hastaya iğne vuracağı sırada telefonu çalar. Bir eliyle hastaya iğneyi vururken, diğer eliyle telefonu açıp konuşmaya başlar. Hasta 20 dakika sonra adım atamaz hale gelir. Apar topar hastaneye gidilir. Doktor “Sinirler zedelemiş ama şansınız varmış, 1 seneye kadar geçici felç olabilirdiniz” der.

Biri komedyen ama oturmuş ciddi ciddi çalışıyor. Diğeri hemşire ama şaka gibi.

Şimdi size soruyorum.

Siz kendi işinize hangisinin ciddiyetiyle yaklaşıyorsunuz?

 

Kaynakça ve Notlar:

1. Fotoğraflar: 1, 2

2. “Seinfeld”, Wikipedia.org

3. “Jerry Seinfeld”, Wikipedia.org

4. “Jerry Seinfeld here. I will give you an answer.”, Reddit.com

5. “Jerry Seinfeld Interview: How to Write a Joke | The New York Times”, YouTube.com

6. “How Jerry Seinfeld Made His Millions”, Inc.com

7. “How to Stop Procrastinating on Your Goals by Using the “Seinfeld Strategy” “, JamesClear.com

8. “Jerry Seinfeld’s Productivity Secret”, LifeHacker.com

9. “Jerry Seinfeld interview on Charlie Rose (1993)”, YouTube.com

10. “Larry David interview on “Seinfeld” on Charlie Rose (1998)”, YouTube.com

11. “Questions Regarding Jerry Seinfeld’s Work Ethic”, Reddit.com

12. “Bob Roth Interviews Jerry Seinfeld on “Success Without Stress”, YouTube.com