Bu yazıyı 22 Ocak 2018 Pazartesi günü okuyorsunuz. Fakat ben yazıyı 8 Ocak’ta telefonumdan yazıyorum. Saat 04:37.

Geçtiğimiz cuma yüzdükten sonra dışarı çıktım. Yaklaşık 7 saat dans ettim. Ayak bileklerimde ve dizlerimde ödem var. Zorladığım için ağrıyorlar. Bir gün dinlendikten sonra dün (pazar) tekrar yüzdüm. 11 tur (616 metre) yüzebildim.

Kasım sonunda yüzmeye ilk başladığımda 3 tur (168 metre) yüzebilmiştim. Onca yıldır spor yapmamış olmanın yanına astımlı halde sigara içmeyi de ekleyince elimden ancak bu kadar gelmişti. Bir dargın bir barışık derken düzensiz bir halde spor yapıyordum.

Bu düzensizlik, iyi beslenmeme, iyi uyumama ve son zamanlarda vücudumu zorladığım için ayak bileklerim ve dizlerimin yanında belimde, sırtımda, kollarımda ve omuzlarımda ağrım var. Zaten saydığım bu yerlerde kas yırtıkları ve kemik aşınmaları gibi çeşitli sorunlar var. Fakat salı günü tekrar yüzmeye gideceğim. Çünkü bunlar spordan kaytarmak için yeterince iyi bahaneler değil. Kaldı ki doğru sporla bütün bunlar iyileşir, iyileşiyor. Keşke birileri bana bu tür şeyleri sürekli olarak hatırlatmış ve “oram ağrıyor, buram ağrıyor” diye bahane üretmemi engellemiş olsaydı. Ben bunları sana bu yüzden söylüyorum.

Aralık ayının ortalarında bir arkadaşımla konuşurken ona “bir sonraki ay bunları yapacağım” demiştim. Sonra hatırladım, o ara onun doğum günü var. Düzelttim, “doğum gününde şunları yapmış olacağım“. 

  • Düzenli olarak 20 tur, yani 1 kilometre 120 metre yüzeceğim. (Bugün dinlene dinlene en çok 12 tur, yani 672 metre yüzebiliyorum. Haftada 3’ü bırak, bir hafta sporu astığım oluyor.)
  • Sigaradan kurtulmuş olacağım. (Günde 1.5-2 paket sigara içiyorum.)
  • %17 yağ oranına düşeceğim. (%21 yağ oranındayım.)
  • YouTube videolarına başlamış olacağım. (Henüz videonun “v”sinden anlamıyorum)

Gelelim 22 Ocak’ta neler olacağına:

  • Son iki haftadır, haftada en az 3 kere yüzüyorum. Son 1 haftadır en az 12 tur yüzüyorum. Bugün 20 tur (1 kilometre, 120 metre) yüzdüm. (22 Ocak düzenlemesi: Yaptım.)
  • Sigaradan kurtuldum. (22 Ocak düzenlemesi: 13 Ocak 2018’i, 14’üne bağlayan gece saat 01:00 civarı sigaradan kurtuldum.)
  • Yağ oranım şu an %17. (22 Ocak düzenlemesi: %21’den %22’ye çıktım. Sigarayı bırakınca elim ağzım durmadı, vitamin almanın da kilosal etkisi var ama sonuçta bunlar hep bahane. Bunu yapmayı beceremedim. Bravo bana.)
  • YouTube’a başladım. (22 Ocak düzenlemesi: Geçtiğimiz haftadan bu yana 10-15 video çektiysem de hiçbirini yayınlamadım. Çünkü mikrofon sipariş etmem ve görüntü/ses testleri yapmam gerekti. Şimdi montaj programını öğreniyorum. Bilgi yoğun, eğlenceli, kısa ve düzenli videolar yayınlayacağım. Videolar başladığında haberdar olmak için kanala abone olabilirsiniz.)

Açıklamadığım fakat kendi kendime koyduğum başka hedeflerim de vardı:

  • Sağlıklı, düzenli ve ölçülü besleneceğim. (22 Ocak düzenlemesi: Yaptım, yapmaya devam ediyorum.)
  • Düzenli uyuyacağım. (22 Ocak düzenlemesi: Yaptım, yapmaya devam ediyorum.)
  • Güneş doğmadan önce uyanacağım (22 Ocak düzenlemesi: Yaptım, yapmaya devam ediyorum.)
  • Düzenli olarak soğuk duş alacağım. (22 Ocak düzenlemesi: Yaptım, yapmaya devam ediyorum. Tecrübe ettim ki, konfor insanı öldüren bir şey. Bu yüzden her gün kendimi zorlayıp konfor alanımdan çıkmaya çalışıyorum. Bunun için her sabah sıcak/ılık suyla duş aldıktan sonraki 1-2 dakikayı soğuk suyla duş alarak geçiriyorum. 45-50 derecede yaşamanın ne demek olduğunu bilen ve normalde de çok üşüyen bir Mersinli olarak söyleyebilirim ki bu benim için çok büyük bir başarı.)
  • Pasaport alacağım. (22 Ocak düzenlemesi: Yapmadım. Bu dersten kaldım.)

9 hedef. 2 tanesi yapılmadı. 1 tanesinde sürece başlandı. 6 tanesi yapıldı. 

İyi güzel ama, nasıl yaptım? Daha önemlisi siz isteklerinize nasıl ulaşabilirsiniz?

5 Öneri

1. Bir hedef belirle

Tam olarak ne zamana kaç kilo vermiş olacaksın? 30 yaşındaysan, bugüne kadar 360 ay yaşamışsın. Sadece 2 ay sonra 10 kilo vermiş olabilir misin? 360 ay – 2 ay. Kısacık, aslında göz açıp kapatana kadar geçecek bir süre. Yapılabilir gibi görünüyor, öyle değil mi? Kesinlikle! Şimdi bunu bir yere yazalım.

2. Kontrol edebileceğin yere odaklan

Genellikle sürece değil, sonuca odaklanıyoruz ve görünen o ki bu iyi bir fikir değil. Zira, sonucu her zaman kontrol edemiyorsun.

Ayda şu kadar satış yapacağım.” Satın alma kararını sen değil, müşteri veriyor. Dolayısıyla sonucunu senin belirlemediğin bir şeye odaklanmak anlamlı değil. Bunun yerine şunlara odaklanabilirsin:

  • Satış yapacağın ürün/hizmeti çok iyi öğrenebilirsin.
  • Müşterinin senin yerine tercih edebileceği ürünleri/hizmetleri çok iyi öğrenebilirsin.
  • Ayda X kadar satmak için belki de 100X kişiyle iletişim kurmak gerekiyor. O halde 5 satış için 500 kişiyle iletişim kurmak gerekiyor. 500 kişinin belki 25’inden randevu alabiliriz. Bunların da belki 5 tanesine satış yapabiliriz. Randevu alabilmek ve satış yapabilmek sadece bizim hükmümüzde değil, o insanların da bunu onaylaması gerekiyor. Fakat bu kadar kişiyle iletişim kurup kurmamak sadece bizim değiştirme gücümüz olan bir iş. O halde buna odaklanabiliriz. Ayda 500 kişi, -eğer her gün çalışıyorsak- günde 17 kişiden az yapar. Ayda 20 gün çalışıyorsak; günde 25 kişiyle iletişim kurmak demek.

Çok zor görünmüyor, öyle değil mi?

İnsanların bana saygı duymasını istiyorum.” Yine kontrol edemeyeceğimiz bir sonuç. Kontrol edebileceğimiz kısım süreçlerdir, davranışlarımızdır. Kontrol edebileceğimiz şeylere odaklanalım:

  • Mesela sen nasıl insanlara daha çok saygı duyuyorsun? Bu insanları özel yapan nedir? Bu insanlar bugüne kadar neleri diğerlerinden farklı yapmışlar ki senin gözünde ayrı bir yerleri var?
  • Hareketlerini, duruşlarını, giyimlerini taklit etme. Sen, bir birey olarak, gerçekten n’aparsan kendine altı doldurulabilir bir saygı duyarsın?
  • Bir de, en önemlisi, neden başkalarının sana saygı duyması ihtiyacına sahipsin?

Keza kilo verme meselesinde de kontrol edebileceğimiz yere odaklanalım:

  • Sağlıklı ve ölçülü beslenmeye odaklan. Her canın çekeni yeme öyle. Bir kısmını ye, onu da az ye.
  • Her gün hareket et.

Hedefimizi yazdığımız yerin bir alt satırına bu hedeflere ulaşmak için hangi davranışlarını ne şekilde değiştirmek lazım, bunu yazalım. Bu kağıdı koparalım ve her sabah kalktığımızda ilk ve her akşam yatmadan önce son kez nereye bakıyorsak oraya yapıştıralım. Günlük olarak bunları yapıp yapmadığımızı sabah akşam kontrol edelim.

3. Küçük başla

Günlük olarak çöpü dışarıya çıkartmanın veya evi derli toplu tutmanın ilham veren hiçbir yanı yok. Kaldı ki hangi gıda ne kadar sürede bozulur, hangi çöp ne kadar sürede kokar ezberden sayarım. Yani o anda yapmazsan ölmediğini ben de biliyorum. Fakat 2 hafta sonra ev savaş alanı gibi olsun istemiyorsam çöpü günlük olarak dışarıya çıkartmam gerekiyor.

Çünkü küçük adımları attıkça büyüğe ulaşıyorsun. Küçük şeyleri doğru yönetemeyen insan, daha büyükleri yönetebileceğini nasıl düşünebilir? Ayda 2.500 TL’yi doğru yönetemeyen bir insan, ayda 250.000 kazanabilir mi? Kazanırsa yönetebilir mi?

Yüzmeye ilk başladığım günlerde her gün ofise gitmiyor, bazı günler evden çalışıyordum. Evden çıkıp 1 saat yol gidiyor ve 15 dakika yüzme öncesi ısınma, esneme vb. hareketleri yapıyordum. Sürekli dinlenmek zorunda kaldığım için suda 30 dakika geçirsem de toplamda 6 dakika yüzmüş olarak idmanı bitiriyordum. Sonra gerisin geriye 1 saat yol gelip eve ulaşıyordum. 6 dakika yüzmek için 2 saat İstanbul trafiği…

Bunun hiçbir çekici yanı yok.

Fakat bu yapmam gereken bir şeydi. Yaptıkça disipline olmaya başladım.

Bütün bunlardan önce toplu taşımaya varana kadar yürümem gereken 15 dakikalık yolu yürümeye alıştım: Her sabah veya akşam, ne ara vakit bulursam, spor ayakkabımı giyinip evden çıktım ve mümkün olduğunca hızlı bir şekilde o yolu yürüyüp eve geri döndüm. Yıllardır hiç hareket etmediğim ve milyon çeşit sakatlığım olduğu için ilk günler nefesim yetmedi, her yanım ağrıdı, midem bulandı, gözüm karardı. Sonra alıştım.

Demem o ki egonun şalterini kapat ve küçük başla. 1-2 kere değil, sürekli yap. Sonra gerisi geliyor.

4. Bazen hayat seninle ilgili değildir

Dünyanın en basit örneği fakat gerçek hikaye:

Geçtiğimiz akşam, 40 yıl sonra sinemaya gidecek zaman buldum. Film bitti, çıktık. Ben sağda solda çok unuturdum, bu yüzden arkadaşıma da telefonunu ve anahtarını kontrol etmesini söyledim. Etti, yanındaymış fakat bu arada “yedek anahtar da yok” dedi. O an aklıma geldi, anahtarını bulamasa adama “gel bende kal” diyemem. Ev temiz, pak, derli toplu değil. Ne olurdu o anda? Böylesi bir yerde mi kalsın, gecenin bir vakti çilingir çağırıp masraf mı yapsın?

Bu kadar basit bir şeyden gol yenir mi?

Ben paraya değer vermiyorum.” Gün olur çocuğuna bir şey lazım olur. Veya bir gün en yakının hasta olur, ilaç alacak parası olmaz. İnsan değer vermediği şeyle ilgilenmez; ilgilenmediği şeyi de elde etmek için çaba göstermez. Bu yüzden senin de cebinde paran olmaz.

Yolda yaşlı birini gördün, elinde poşetlerle senin gideceğin yere doğru yürüyor. Al elinden, yardım et. Bir kere de bunun için 10 dakika geç kalmış ol işe, nedir yani?

Bazen hayat seninle ilgili değildir. Sen orada sadece figüran olarak bulunursun. Bir başkası esas kadın, esas oğlandır ama senin de o sahnede olman gerekir. Sen yapmazsan eksik kalır. Bugün yere çöp atma; bugün 7 milyar insana katkı yapmış olursun. Bugün evdeki suyu, ışığı gereksiz yere kullanma; bugün hem ülkene, hem dünyaya, hem de senden sonraki nesillere katkı yapmış olursun.

Küçük deme, egonun şalterini kapat.

5. Hayırsız düşüncelerle hayırlı şey olmaz

Ben yapamam, edemem, beceremem, benim neyimi n’apsınlar? Ya beceremezsem, ya yapamazsam, ya gülerler, dalga geçerler, eleştirirler, kötü söz söylerlerse?

Bu düşüncelerin sana ya da bir başkasına faydası yok. Bunları düşünüyorsun çünkü başarısız olmaktan korkuyorsun. E ol? Ben 1000 kere oldum, sen şimdi gelmiş beni okuyorsun.

Hızlı çözüm:

1) Bu gibi negatif düşünceleri aklından uzaklaştır.

2) Gözünü kapat. Yapmak istediğin şeyi yapmışsın gibi hayal et. Mümkün olduğunca detaylı olsun. Hissettiğin mutluluğun farkına var. İnançlıysan yaratıcıya, değilsen bunu başarabilmiş olan bir kadın/adam olduğun için kendine teşekkür et.

Kesin çözüm:

1) Bu korkularının neden kaynaklandığını bulma niyetiyle meditasyon yap. Spor gibi, ilk zamanlar olmayacak. Değiştirmeyeceğin sonuca değil, değiştirebileceğin sürece odaklan: Dikkatin mi dağıldı? Önemli değil. Kaldığın yerden devam et. O gün canın istemiyor mu? O gün erteleme. Erteleme işini bir sonraki güne bırak. Bir sonraki gün de canın istemezse yapmazsın. Bugün yap sen. Yaptıkça zaten canın isteyecek.

2) Bir önceki ikinci adımla aynısı.

En iyi sonuç için her gün sabah ve öğleden sonra bir şey yedikten 2 saat sonra, her bir sefer 20-25 dakika…

Deli saçması da gelse sen yap bunları.

Bir şey kaybetmezsin. Kazanacağın şey Bitcoin’den değerli olur.

Bonus: Çevre etkisine dikkat et

Alışkanlık değişimi konusunda pek söylenmeyen fakat etkisi çok büyük olan bir şey var: Çevre etkisi.

Kilo vermek için:

  • Kilo vermek istiyorsan yapman gereken ilk iş evdeki zararlı yiyeceklerden kurtulmak. Abur cuburları çöpe at. Börek, çörekleri iş yerine götür. Kurtul bunlardan. Çünkü ilk veya ikinci açlık krizinde bunlar elinin altında olduğu için bunları yemek isteyeceksin.
  • Bu yüzden ikinci iş olarak taze meyve al. Fakat şeker oranı yüksek meyvelerden uzak dur.
  • Bir sonraki hamle; pazar gününden bütün bir haftanın sağlıklı yiyeceklerini hazırlayıp buzluğa koymak. Buzluğa koyarken porsiyon porsiyon ayırırsan sonrasında daha pratik oluyor. Neden böyle yapıyoruz? Çünkü yorgun argın işten geldiğinde evde sağlıklı bir yiyecek yoksa direkt olarak dışarıdan yemek siparişi veriyoruz. Takdir edersin ki o da genellikle çok sağlıklı olmuyor.

Sigarayı bırakmak için:

  • Sigarayı bırakmayı düşünüyorsan yapman gereken ilk şey bu konuda okumak. Sigara isteğin en çok kaçıncı günlerde artacak? Neden böyle oluyor? Uyku düzeninin bozulma ihtimali var mı? Kilo almadan sigaradan nasıl kurtulursun? Bunları okumakta fayda var.
  • Bundan sonraki hamle çevre etkisine dikkat etmek: Evdeki sigaralardan kurtulmak, çakmağı elinin altında olmayan bir yere koymak, küllüğü yıkayıp kaldırmak. Evde sigara içiyorsan evi havalandırmak ve perdeleri yıkamak.

İşte hepsi bu.

Bugün 8 Ocak 2018.

Sen bunları okuduğunda ben yapacağımı söylediğim şeyleri yapmış olacağım.

Bu blogu binlerce insan okuduğu gibi bu yazılar başka mecralarda da yayınlanıyor. O halde eğer dediklerimi yapamamışsam ailem dahil temiz 5.000 kişiye rezil rüsva olma pahasına nasıl yapamadığımı okumuş olacaksın.

Fakat önceden söylemiş olayım: Ben bunları yaptım. 

Aferin bana. Peki ama, ben bu süreçten neler öğrendim?

Süreçten Öğrendiklerim (22 Ocak’ta yazıldı)

1. Hedef belirleyeli 1 ay olmuş olsa da ve yolun ortasında gaza gelip bu yazıyı yazmış olsam da gayret etmeye son 1-1.5 hafta başladım. Çünkü:

  • Uygulanabilir bir plan yapmadım.
  • Kendimi motive etmedim
  • Kendimi disipline etmedim.

Dolayısıyla zor ve verimsiz oldu.

2. Her işin bir oluş süresi var. Sırf daha zeki, becerikli, zengin, tecrübeli, çevresi geniş, vb. gibi güçlü yanlarımız var diye bazı işler olacağı zamandan daha erken olmayacak. Annemin bu konuda güzel bir örneği var: “1 anne, 1 çocuğu, 9 ayda doğurursa; 9 anne, 1 çocuğu kaç ayda doğurur?” Plan yaparken işlerin oluş süresini hesaba katmakta yarar var.

3. Rutin ve disiplin çok güzel, sen de gelsene! Ne zaman, ne yapacağının belli olması işleri çok kolaylaştırıyor. Bu konuyu ilerde detaylı anlatacağım.

4. Söylediği şeyleri yaptıkça, insan kendisine altı doldurulabilir bir saygı duyuyor.

5. Ve yapmaya çalışırken sınırlarını anlıyor, kendini daha iyi tanıyor.

Öğrenme şekillerinden birine ben “karşılaştırmalı öğrenme” diyorum. Belki adı başka bir şeydir, bilmiyorum. “Onun saçı benimkinden uzun“, “o kedi dört ayaklı ben 2 ayaklıyım“, “bu diğerinden daha siyah” gibi sürekli olarak karşılaştırdığımızı düşünüyorum. Bu yüzden farklı ortamlara girip çıktıkça, dünyada nerede olduğunu daha iyi anlıyorsun. Ben de özellikle son zamanlarda çok daha iyi anladım ki: Bildiğim en yüksek IQ’lu insanlardan birisi ben değilim. Bildiğim en çalışkan, en yetenekli, en çok tanıdığı olan veya en iyi karakterli insanlardan birisi de ben değilim. Dolayısıyla 7 milyar insan içinde beni özel yapan herhangi bir şey yok. Beni üstün yapan herhangi bir şey de yok. Fakat son dönemde gerçekleştireceğimi söylediğim hemen her şeyi gerçekleştirmiş durumdayım. Yapmaya karar verdiğim şeyleri uygulamış ve olumlu sonuçlarını almaya başlamış durumdayım.

Şimdi sıra sende. Artık nasıl yapılacağını sen de biliyorsun. Üstelik, bahanen de yok.

Şimdi sen de yap. 2018 senin de yılın olsun.