Dersten çıkıp otobüs duraklarına yürüdüm. Ücretsiz servisin gelmesini bekliyorum.

  • 300 beygirlik, 8 silindir araba(!)sıyla önümden geçti gitti.
  • Bir diğeri bir doksan altı boyunda.
  • Beriki, altın oranın anlatıldığı kitaplara konu olacak kadar simetrik yüz hatlara sahip.
  • Ötekinin baklavaları Güllüoğlu’nu kıskandıracak kadar düzgün.
  • Sonuncusunun on yüz bin gigabyte hafızası var; 15 sene önce okuduğu kitabı kelimesi kelimesine hatırlıyor.

Bunlara hiç  “ah ulan bizim de olsa” demedim. Tamam belki en sonuncusu için dedim. Ama diğerleri için demedim.

Ne ki, ne zaman Optimus Prime kadar doğru karar veren birisini görsem, ya da zaman yönetiminde Ordinayus Dr. Who gibi birisine rastlasam; yüzüm, Zeki Alasya (Yazıyı yazdıktan sonra, Twitter’da paylaşırken tesadüfen gördüm. Bugün ölüm senesiymiş. Etkisi ne büyük adammış, Allah rahmet eylesin.) ve Metin Akpınar’ın açken yemek gördüğündeki haline benziyor. Böyle bir haset olamaz. İmreniyorum çünkü bu konularda çok iyi değilim. Değildim. Yıllar içinde iyileşiyor çünkü bu konuda bir şeyler yapıyorum. Örneğin, kısa bir süre önce iki analizi arka arkaya yapmak aklıma geldi. Çok kısa sürede 11 kaplan gücünde faydasını gördüm.

Neden 11 kaplan? Çünkü araştırma gösteriyor ki bir blog yazısının başlığında 7, 11, 21 denmişse, o yazı daha çok tıklama alıyor. Kaplan referansının ne olduğunu bilmeyenler… Bunu yazdırıp yazının ahengini bozdurduğunuz için teşekkür ederim! Fantom çizgi romanında sıkça geçen “Fantom için ormanda 10 kaplan gücünde derler” lafından geliyor.

Hadi başlayalım!

5 Neden Analizi

Bu yöntemi Toyota’nın kurucusu bulmuş. Bir problemin temel nedenini bulmakta kullanılıyor. 90’larda yenilik üstüne yenilik yapabilmesinin ve kısa sürede bu kadar büyümesinin sebebinin bu olduğu söyleniyor.

İstek: Sigarayı bırakmak istiyorum ama bırakamıyorum. (Bu arada artık blog raporları yayınlamadığım için bu gelişmeden haberiniz yok; ne zaman bilmiyorum ama belki bir ay oldu sigarayı bırakalı. Darısı bırakamayanlara.)

Neden sigarayı bırakamıyorsunuz?
Çünkü seviyorum.

Neden seviyorsunuz? 
Nasıl neden? Seviyorum işte!” gibi bir şey yok. Düşünmeye üşenmeyin. Neden sevdiğinizi bulun. “Sigara içmek beni rahatlatıyor” çok sık söylenir, oradan gidelim.

Neden sigara içmenin sizi rahatlattığını düşünüyorsunuz?
Stresim azalıyor, mutlu oluyorum.

Neden sigara içince mutlu oluyorsunuz?
Cevap 1: Bilmem.

Bunu diyorsanız, sigara içtiğinizde neden mutlu olduğunuzu bilmiyorsunuz demektir. Bir şeyi bilmiyorsanız, bir şeyi öğrenmemişsiniz demektir. O halde sigarayı bırakmayı istiyorsunuz ama nasıl bırakılacağını araştırmamışsınız. Zira araştırsaydınız bu bilgiye rastlardınız. (Araştırdığı halde bu bilgiye rastlamadığını söyleyen olursa diye not: Herhangi bir konuda bir şeyi araştırırken ne derece derine inmeye üşenip üşenmediğiniz; o konudaki uzmanlık alanınızı direkt belirleyen dinamiklerden biridir, hatırlatıyorum :)) Şimdi neden hiç araştırmadığınıza odaklanıp bu konuda 5 neden analizini yapmanızı öneririm. Ben ikinci cevap devam ediyorum.

Cevap 2: Çünkü sigara içince beynim dopamin salgılıyor. Ve dopamin benim mutlu hissetmemi sağlıyor.

Neden mutluluğu sigaradan almaya çalışıyorsunuz?

Cevap 1: Bilmem.

(Bkz. bir üst soru birinci cevap)

Cevap 2: Başka bir şey mutlu etmiyor.

Bu da bir başka bilgi eksikliği. Çikolata yediğimizde de beynimiz dopamin salgılar ve mutlu oluruz. Hele sevdiğimiz biriyle tokalaştığımızda, ona sarıldığımızda, ona dokunup sırtını sıvazladığımızda (ya da o bize bunu yaptığında) beynimiz oksitosin salgılar. Oksitosin dopaminden bile daha etkilidir. Oksitosin bağımlılığı yok eder. Vücudunuzda yeterli oksitosin varsa hiçbir şeye bağımlı olamazsınız. Oksitosin’in tek sıkıntısı daha uzun zamanda yeterli miktara ulaşan bir hormondur, yani daha uzun zaman gerekir. O halde bunun yerine dilerseniz bir başkasına yardım edebilirsiniz. O zaman beynimiz anında seratonin salgılar. Sigara bağımlılığı stres hormonlarına sebep olur. Stres hormonları büyümeyi, gelişmeyi ve hücrelerin sağlıklı bir şekilde bölünmesi engeller. Seratonin o hormonları yok eder. Bu yüzden sizi sağlıklı yapar. Aynı zamanda seratonin insanı direkt olarak mutlu hissetmesini sağlar. Yani bir taşla 3 kuş vurmuş olursunuz.

Cevap 3: Bu çok daha kolay.

Bu sefer de neden kolay olanı sağlığınıza tercih ettiğiniz konusunda sorular sorabilirsiniz.

Gördüğünüz gibi 5 neden analiziyle sigara içerken söylenen en büyük bahanelerden birinin gerçek nedenini bulabiliyoruz. Şimdi gerçek nedene odaklanıp bunu çözme yolunda karar verebiliriz. 5 neden analizi akla gelecek her konuda yapılabilir: “Kilo vermek istiyorum ama veremiyorum“, “iş kurmak istiyorum“, “sakin bir kasabaya yerleşip orada yaşamak istiyorum“, “müşteri memnuniyetimiz neden düşük?“, “işler neden hızlı ilerlemiyor?“, “selfie çekmekten neden hoşlanıyorum?” ya da “bir işletmenin ilk yılında kara geçmesi olanaksızdır” gibi aklınıza gelen her önerme, her düşünce için yapabilirsiniz. Bazen 5’ten daha çok soru sormanız gerekebilir.

Şimdi diğer tekniğe bakalım.

Temel İlke Analizi – First Principal Analysis

Fizik, kimya gibi fenni bilimler okumuş arkadaşlar bunun ne olduğunu anında bilirler. Lafın biz cahiller tarafından bilinmesi Elon Musk sayesinde oldu. Elon Musk, insanların ödeme alışkanlıklarını değiştiren PayPal adlı ödeme sistemini; Mars’ta hayat kurmak için çalışan SpaceX’i; güneş enerjisi firması SolarCity’yi; sadece elektrikle çalışan araba makası Tesla’yı (çok yakında tırlar da geliyor. Şimdiki tırlardan daha fazla yük taşıma kapasitesi ve daha fazla torku var); 511.000 metrekare ile tamamlandığında dünyanın en büyük binası da olacak olan Gigafactory isimli fabrikayı; saatte 1.000 km ile giden tren HyperLoop’u; yer altındaki tünellerde saatte 200 km ile giden platformlar oluşturup, arabaların bu tünellere otomatik olarak girmesini sağlayan The Boring Company’yi yaptı, yapıyor. Henüz 45 yaşında olmasına rağmen bu kadar çok şey yapınca, insanlar da bunları nasıl yapabildiğini soruyorlar. Cevabı da işte bu temel ilke analizi.

Temel ilke analizi yapabilmek için bir olayı en küçük parçalarına kadar parçalamanız gerekiyor. Elon Musk’ın ifade ettiği şekliyle “Bu konuda kesin olarak bildiğimiz en temel gerçekler nelerdir?” sorunu soruyoruz. Bunları belirledikten sonra buradan başlayarak akıl yürütüyoruz. Hadi gerçek hayattan örnekler verelim:

Temel İlke Analizi: Satış Yapmak

Pek çok kişiye satış yapmak çok zor gelir. Bir kısmı bu yüzden satış yapma sürecini mümkün olduğunca öteler. Ötelemek için de ellerindeki ürünü mükemmelleştirmek için sonsuza kadar uğraşırlar. Bu gibi durumlara psikolojide “mükemmeliyetçilik kaynaklı erteleme hastalığı” deniyor. Gelin yaygın görünen bu duruma temel ilke analizini uygulayalım:

Önerme: Satış yapmak çok zordur.

Temel İlke Analizi: Satış yapmak konusunda kesin olarak bildiğimiz en temel şeyler nelerdir?

Cevap: Satış yapmak için satılacak bir ürün veya hizmet gerekir. Bu hizmeti/ürünü biz üretebiliriz veya bir başkasının ürettiğini kullanabiliriz. Peki bir ürün/ hizmet konusunda kesin olarak bildiğimiz en temel şeyler nelerdir? Ürünler/hizmetler, temelinde, bir problemin çözümleridir. Bu konu bizim için bir problem olmayabilir fakat birileri için bir problemdir. Örneğin selfie çekmek benim için bir problem değil. Çekmesem de olur. Yakından çekince yüzüm iyi görünmeyebilir veya burnum yakından Cebelitarık Boğazı gibi çıkabilir. Bu çok önemli değil, önemli olursa en kötü photoshop’la düzeltirim. Fakat birileri için bu konu bir problem. Bu yüzden selfie çubuğu diye bir ürün var. Güzel görünme endişesini ve güzel göründüğünü başkalarının onaylaması isteğini çözüyor. Çünkü selfie çubuğuyla çektiğimiz fotoğrafları bir yerlerde paylaşıyoruz.  Üstelik, çok şükür, kol uzunluğumuz arkamızdaki manzaranın da görünebilmesini sağlayacak kadar uzun değil. Bu yüzden de böyle bir ürün var ve sandığımızdan büyük problemleri çözüyor.

Konuya dönecek olursam; demek ki bir problem bulmalıyız. Bu problemi çözecek bir ürün/hizmet bulmalıyız. Sonra bu probleme sahip insanları bulmalıyız. Kim bu insanlar? Kaç yaşında? Nelerden hoşlanırlar? Bu problemle ilgili ne gibi dertleri vardır? Nasıl yaklaşmak gerekir? İlk gittiğimizde burunlarına ürünü dayarsak satın almayabilirler. O zaman önce ilişki geliştirmek gerekebilir. Başka nasıl satılabilir? Aradıklarında karşılarına çıkabilirim. Bir arkadaşlarından duyabilirler. Belki de bana gelmelerini sağlayabilirim? Bunun için piyasada bilinmem gerekir.

Konuyu en küçük parçasına ayırıp buradan akıl yürüttükten sonra “senin böyle bir sorunun, benim de böyle bir çözümüm var” diye düşünüp satış yapmak çok da zor görünmüyor.

Önerme: Sigarayı bırakmak.

5 Neden’de de bu örneği vermiştim. Şimdi tekrar bu örneği kullanacağız çünkü iki analizin birbiriyle nasıl bağlantılı olduğunu göstermek istiyorum

5 Neden Analizi’nde şöyle bir şey çıkmıştı: Sigara beni mutlu ediyordu ve başka bir şey beni mutlu etmiyordu. Şimdi buradan başlıyoruz.

Temel İlke Analizi: Mutluluk hakkında kesin olarak bildiğim en temel şeyler nelerdir?

Mutluluk, vücut tarafından fiziksel olarak üretilen bir duygudur. Bilindiği kadarıyla 4 hormonun bununla ilişkisi vardır. Bu hormonlar endorfin, dopamin, oksitosin ve seratonindir. Şimdi akıl yürütelim: Bu hormonların her birinin ne işe yaradığını öğrenebilirim. Hangi koşullarda bu hormonlara sahip olduğumuzu öğrenebilirim. Bu koşulları sağladığımda ve bu aktiviteleri yaptığımda ne kadar sürede nasıl hissedeceğimi gözlemleyebilirim. Bu süreçte bu konuda pek çok kitap okuyabilir ve Google’da basit aramalarla bulabileceğim pek çok ücretsiz kursa yazılabilirim.

Gördüğünüz gibi ilk önce nedenleri buldum. Sonra ilk soruyu sorup, en temel şeyi belirledim. Daha sonra buradan inşa etmeye başladım.

Siz de aklınıza gelen her konuda bunları yapabilirsiniz. Benim önerim; şu an hayatınızda olan en büyük problemler için bu analizleri yapmanız. En büyüğü çözdükten sonra diğerleri çok daha kolay oluyor. Ormanda da şehirde de, 11 kaplan gücünde oluyorsunuz.