Geçtiğimiz günlerde Oscar ödüllü oyuncu Matthew Mcconaughey’in, Houston Üniversitesi mezuniyet töreninde yaptığı konuşmaya denk geldim. Öğrencilere tavsiyeler içeren 13 maddelik bu konuşmada iki cümlesi özellikle dikkatimi çekti:

Kim olmadığınıza karar verin. Eleme yöntemini kullanın.

Bu düşünce tarzını daha önce başarılı yatırımcı ve iş insanı Warren Buffet’tan da duymuştum: “Çevrenize bakın, sevdiğiniz ve pek hoşunuza gitmeyen insanların isimlerini bir kağıda yazın. Hangi özelliklerini seviyorsunuz? Hangilerini sevmiyorsunuz? Bunları da not edin. Sonra bunları neden sevip, neden sevmediğinizi yazın. En sonunda nasıl bir insan olmak istediğinize karar verin.

Aslında çok basit ve eğlenceli olan bu küçük beyin jimnastiğini genelde yapmaya üşeniyoruz ama nadir de olsa bunları yapan tek tük insana rastlamak mümkün. Bunlardan bir tanesi bizim aile büyüklerinden biri. Gençliğinde örnek aldığı iki insan üzerinde bu şekilde düşünmüş ve buna göre davranmış. Bugün 80 küsür yaşında sağlıklı, mutlu ve aktif bir insan olarak yaşıyor. Kendisini gördükçe bu düşünceyi hatırlıyor, zaman zaman üzerinde düşüyorum.

Kim olduğunu bilmek, kendini bulmak pek kolay bir iş değil; kabul ediyorum. Fakat oldukça önemli bir mesele (ki bunu etraflıca burada ve şurada yazmıştım). Bu yüzden bu kadar hummalı bir çalışmaya girmeden önce belki de küçük başlayıp, kim olmadığımızı anlamaya çalışabiliriz. Bunun için belirli sorular hazırladım. Her birini yazarak cevaplamakta fayda var; daha çok işe yarayacaktır. Bir de, cevapları verirken duygusal cevaplar vermemenizi, mümkün olduğunca gerçekçi olmanızı öneririm.

Hadi sorulara geçelim!

1. Sağlıklı bir insan mısınızdır? Durup dururken bir yeriniz ağrıyor mu? Bünyeniz zayıf mıdır, örneğin çabuk nezle olur musunuz?

2. Çevrenizdeki iyimser ve kötümser insanlar kimler? Einstein zamanında “sabah uyandığınızda iyicil bir dünyada mı yoksa kötücül bir dünyada mı yaşadığınıza karar vermeniz gerekiyor” demişti. Sizce hangisi? İnsanların çoğu iyiler midir, yoksa kötüler mi? (Not: Medyanın ilgi çekmek için yaptığı çığırtkanlığı bir kenara bırakıp veriye baktığımız zaman görülüyor ki dünyada daha çok iyi şeyler oluyor.)

3. Genellikle mutlu bir insan mısınızdır? Yoksa memnun mu? Yoksa neşeli mi? Bunlar farklı şeyler olduğu için ayrı ayrı soruyorum. Çevrenizde mutlu hissetmek için bir şeylerin onun istediği gibi olup olmadığını umursamayan insanlar var mı? Sırf hayatta olduğu için mutlu hisseden insanlar var mı? (Not: Her gün 100.000’den fazla insan bir sonraki sabahı görmüyor. Bu da geride kalan milyonlarca üzgün insan eder. Siz bu sabahı görebildiniz. Sevdikleriniz de gördü mü? Kalan hangi konu, ne derece önemli?) Her şeyi olduğu halde mutsuz olan insanlar var mı? Tek başınızayken, kendi kendinize zaman geçirirken sıkılır mısınız? Ya da başka bir deyişle; kendi arkadaşlığınızdan sıkılır mısınız?

4. Arkadaşlarınız sizin nasıl bir insan olduğunuzu tek kelimeyle anlatacak olsalardı hangi kelimeyi kullanırlardı? En yakın arkadaşlarınızı tek kelimeyle tanımlayacak olsaydınız, kim için hangi sözcüğü kullanırdınız? Siz kim değilsiniz?

5. Çevrenizde en çok söylenen insan kimdir? (Aklınıza kimse gelmiyorsa bu kişi siz olabilir misiniz? 🙂 ) İnsanların bu tutumları sizi nasıl etkiliyor?

6. Yalan söyler misiniz? Bunu arada sorduğumda “zorda/zorunda kalmadıkça söylemem” gibi bir şey duyuyorum. Yakın bir arkadaşımın söylediği gibi “Vallahi bravo, çok ahlaklıymışsın” diyesim geliyor. Psikolojik hastalıkları olan insanlar hariç kimse zorda kalmayınca yalan söylemiyor. Çevrenizde zorda kalsa da dürüstlüğünden ödün vermeyen insanlar var mı?

7. Dakik misinizdir? Randevularınıza geç kalır mısınız? Cevabınız “Hep/bazen bir şeyler çıkıyor gecikiyorum” ise herkes için bir şeyler çıktığını fakat bazı insanların yine de hiç geç kalmadıklarını hatırlatıyorum.

8. Çevrenizde istediği şeyleri sert sert bakarak, laf çarparak, dalga geçerek, bağırarak, korkutarak veya zor kullanarak kabul ettiren insanlar var mı? (Ortadoğu’da yaşıyorsanız bunun cevabı belli sanırım 🙂 ) Sevgiyle, her seferinde güzel güzel izah eden insanlar var mı? İş/arkadaş ortamlarında daha çok kimin istedikleri yapılır? Çevrenizde kendi isteklerini/tercihlerini hiçbir zaman dile getirmeyen, sözüm ona, uyum sağlayan insanlar var mı?

9. Televizyondaki tartışma programlarında birbirinin sözünü kesen insanlar hakkında ne düşünüyorsunuz? Birisi hakkında kötü konuşan ünlüler hakkında ne düşünüyorsunuz? Çevrenizdeki insanların arasında, başkaları hakkında kötü konuşan insanlar var mı? Siz başka insanların kötü yanlarını ne sıklıkta dile getirirsiniz?

10. En sevdiğiniz film/kitap hangisi? Filmde/kitapta en sevmediğiniz karakter kimdi? Neden?

11. “Kendi işini yapmak” denilince aklınıza gelen ilk kelime/görsel pozitif mi negatif mi?

12. Hangi arkadaşınız zor zamanınızda yanınızda olmaz?

13. Yiyecek ve içeceklerin hangisi midenizi şişirip rahatsızlık veriyor? Hangileri sağlığınıza zarar veriyor? Akşam dışarı çıktığınızda ertesi gününüz nasıl etkileniyor? Bunları yapmaya devam etmenizin sebebi nedir?

14. İlişkileri onları geliştiren; onları olduklarından daha iyi kişiler yapan insanlar ve ilişkiler hakkındaki düşünceniz nedir?

15. Evinizdeki eşyaların hangileri, “çok isteyip de satın aldığınız fakat şimdi çok da bir şey ifade etmeyen şeyler” kategorisine giriyor? Çevrenizde çok fazla eşyası olmadığı halde mutlu olan insanlar var mı?

***

Elbette daha başka pek çok soru sorulabilir fakat bu kadarı da bir fikir vermesi açısından yeterli olacaktır. Hangi soruların cevapları hoşunuza gitmediyse onları eleyin, geride bırakın. Böylesi şeyler için daha fazla zaman, para ve emek harcamayın. Bunları eledikçe insanın hayatında büyük bir boşluk açılıyor, öyle ki, bir an yerine ne koyacağınızı bilemiyorsunuz. Benim önerim sevdiğiniz tarzdaki insanları, olayları, eşyaları ve yiyecekleri yerleştirmeniz.

Matthew Bey’ciğimin de dediği gibi: “Ne olmadığımızı belirlemek, bizi, kim olduğumuzu gerçekten bilmemize yönlendirecek olan ilk adımdır.

O halde soruyorum:

Sen kim değilsin?