$75.000.

Dijital dünyada bir hikaye anlatırken cevabı en son vermeniz gerekiyor. Bu sayede insanlar isteyerek veya istemeyerek sitede daha uzun süre kalıyorlar. Ne kadar uzun süre kalırlarsa reklam göstererek ya da diğer başka yöntemlerle para kazanma ihtimaliniz o kadar artıyor.

Kötü tüccar olmamdan gerek, ben cevabı hemen verdim. Hatta dikkat ederseniz “parayla mutluluk olur mu?” sorusunu direkt geçip net olarak miktarı verdim. Bilimsel araştırmalara göre cevap evet, bal gibi de olur. Meblağ da yılda yukarıda söylediğim kadar.

Amerika’da yapılan araştırmalara göre yılda 75.000 dolara kadar para kazandıkça mutluluğunuz gözle görülür şekilde artıyor. Bu rakamdan sonra mutluluk artışı pek gözlemlenmiyor, sadece hayatınızdan genel olarak “memnun” oluyorsunuz. Demek ki bu rakam bir eşik. Bu eşiğe ulaşırsan; neredeyse soluduğun havaya bile bilet kesen günümüz dünyasında mutlu oluyorsun.

“Hmm… yılda 75.000 dolar. Ayda 6.250 dolar yapaarr… Evet şimdi dolar 3 TL deseekk… O zaman aydaa… 18.750 TL eder la bu?!? Ne diyon bilader? O kadar parayı kazanınca zaten mutlu oluruz biz?!” dediniz mi? Demeyin. Gelin bir bakkal hesabı yapalım zira ben finans uzmanı değilim, yapacağım hesap bunun ötesine gitmez:

Bu araştırmanın yapıldığı ülke Amerika. Orada ortalama gelir yılda 56.516 dolar. O da yine “dolar 3 TL olsaa” hesabıyla yılda 169.548 TL kazanıyorlar. Bu da ayda 14.129 TL ediyor. Mutluluk sınırı neydi? Ayda 18.750 TL. O halde bu arkadaşlar, ortalama gelirin %30’u kadar çok para kazanınca mutlulular. Zaten bir başka araştırma da çevrenden, komşundan biraz daha fazla para kazanınca mutluluk seviyenin arttığını gösteriyor.

Şimdi bize bakalım. Bizde “eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri” diye bir şey var. TÜİK, sitesinde bunun şöyle hesaplandığını söylüyor: “Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri; hanehalkı kullanılabilir gelirinin, hanehalkı büyüklüğü ve kompozisyonu dikkate alınarak hesaplanan eşdeğer hanehalkı büyüklüğüne bölünmesi ile elde edilmektedir.” Bu rakam yine TÜİK rakamlarına göre yıllık 14.553 TL. Bu da ayda 1.212 TL yapar. Araştırma sonucundan sonra ne hesap yapmıştık? Ortalamadan %30 daha fazla kazanırsan mutlusun. Bu da 1.576 TL yapar. Yani Amerika’da yapılan bilimsel araştırmaları Türkiye’de bakkal hesabıyla bölüp çarpınca görüyoruz ki 1.576 TL kazanırsak mutluymuşuz.

mutluluk kaç para 2

Şimdi bu kadar veriyi neden söyledim?

Bir arkadaşım hatırlattı, Amerika’da maaşlar brüt telaffuz ediliyor. O halde yukarıda söylediğim bütün rakamlar değilecektir ama aslında rakamların bire bir ne olduğu pek önemli değil çünkü gözden kaçan başka şeyler var.

Mutluluk hakkındaki araştırmaları mümkün olduğunca okumaya gayret ediyorum. Hele maddi gelir ve mutluluk ilişkisi hakkındaki araştırmalar ayrıca ilgimi çekiyor zira, çok uzun bir süreden beri “parayla saadet olmaz” laflarına karnım tok. Bu konuda basit bir cevabım var: Cebinizde yemek yiyecek paranız olmadığında bunu tekrar konuşalım. Sırtınızda giysi olmadığında, başınızı sokacak bir eviniz olmadığında bu konuları tekrar konuşalım.

Dünyanın pek çok yeri için para gerekliliktir. Pek azında da takas ekonomisiyle hayatınızı devam ettirebilirsiniz. Şimdi bu konuda ne kadar romantik olduğumuz, hangi yöntemin daha doğru olduğu ya da kahrolsun para, vb. konuları bir kenara bırakalım zira bu günün konusu onlar değil.

Bugünün konusu şu: Reklam ve pazarlama üzerine çalıştıkça ve mutluluk gibi konuların üzerinde düşündükçe tekrar tekrar şu sonuca varıyorum: Sadece iki ana sebepten dolayı alışveriş yaparız. Bunlar hayatımızı devam ettirmek ve mutlu olmaktır. Diğer bütün sebepler bu ikisine çıkar, ya da bunlarla açıklanabilir.

Günlük hayattan bir örnek verecek olursak: Zorunluluk olan vücuda besin almaktır. Bu besin alma sürecini ne derece sağlıklı ve dengeli yaparsak; yaşam süremizi ve yaşam kalitesini maksimize etme şansımız o oranda artar. Bu gıdanın nerede, nasıl ve kiminle yeneceği ise mutluluk dinamiğinin konusudur.

Giyinmek; hem hava koşullarından, hem de kurduğumuz uygarlıkta geldiğimiz ahlaki ve kültürel dinamiklerden ötürü zorunluluktur. Giydiğimiz şeyin ham maddesi ne derece sağlıklıysa bu o kadar iyidir fakat bunun dışında kalan her şey -marka, kalite, renk, arma, vb.- yine mutlu olma isteğinin konusudur.

O halde bütün espri şu: İhtiyaç ve isteğin arasındaki farkı iyi anladıktan sonra mutluluk sandığımız kadar pahallı değil. Zorunluluk olarak addettiğimiz şeylerin pek çoğu daha önce istek iken, bugün geldiğimiz yerden ve gördüğümüz hayat standardından sonra ihtiyaç olarak benimsediğimiz şeyler.

Bu yüzden iş kurarken, iş ararken, para harcarken veya hayal kurarken mutluluk muhasebesi yapmanızı da öneririm. Mutluluk muhasebesi adını verdiğim şeyi ben şöyle tanımlıyorum: Bir şey alacağımız sırada “kaç para kazanır, neyi satın alırsam mutlu olurum” diye düşünmek yerine bunun tersinden gidiyorum. Bu eşyalara sahip olmak bana ne kadar mutluluğa mal oluyor? Bu kadar çok çalışmak, çabalamak, terfi etmek için ne kadar mutluluk harcamam gerekiyor? Bunlar istek mi, yoksa ihtiyaç mı? Buna gerçekten değiyor mu?

Bu soruları sorunca satın alma alışkanlıklarımız değişiyor, daha bilinçli tüketiciler oluyoruz. O vakit; eğer düzgün çalışıyorsa her sene telefonu değiştirmek ya da eğer ihtiyacınızı karşılıyorsa daha büyük bir eve taşınmak gerekmediğini içselleştiriyorsunuz.

Tabii ki bu tür soruların sonucunda “koala gibi uyuşuk uyuşuk yerimizde oturalım” demiyorum. Söylediğim şey şu: Hedefiniz para değil; bir şeyi başarmak, bir şey bulmak, bir şeyleri başkalarının yararına yapmak olsun. Zira başka araştırmalara göre de bir tecrübe için para harcamak, bir eşya için para harcamaktan daha fazla mutluluk hormonu salgılamamıza sebep oluyor. Bu hormonlardan biri olan seratonin adlı hormona, bir başkasına yardım ederken en yüksek miktarda sahip oluyoruz. Yani doğa diyor ki; “sen insansın büyük düşün“. Vücudunda mutlu hissetmeni sağlayan sistemler kendi yararına bir şey yapınca da elbette çalışıyor, fakat başkasının yararına bir şeyler yapınca daha çok çalışıyor.

Para gerekli ve güzel bir şey. Fakat para bıçak gibi bir şey. Nasıl ki bıçağı ekmek kesmek, meyve soymak ya da toprağı eşelemek için de, bir canlıya zarar vermek için de kullanabilirseniz; para da öyle. Amacının ne olduğunu unutunca zarar görüyoruz.

Pek çok insan zamanı olmadığı için spor yapmadığını ya da kitap okumadığını söyler. Ellerinde olmayan durumların sonucunda bu halde olduklarını düşündükleri için bu problemleri zamansızlığa yıkarlar. Bu sayede bu problemlerle yüzleşmeleri ve onları çözmeleri gerekmez. Ne de olsa ellerinde değildir. Gerçekte olansa sadece tembellik ve/veya kötü zaman yönetimidir.

Şimdi siz aynı şeyi mutluluk ve para ilişkisinde yapmayın. İhtiyaçlarınız karşılandıktan sonra mutsuzluğunuzun sorumluluğunu paranın üzerine atmayın.

Mutluluk sizin işinizdir. Mutluluk, bu hayattaki en önemli işinizdir. Sorumluluğu bir başkasına atacak kadar hayata karşı tok olmayın.

Kaynakça ve Notlar:

1. Fotoğraflar: 1, 2

2. Negative Emotions, Income, and Welfare: Causal Estimates from the PSID”, Weatherhead School of Management

3. “Research: Can Money Buy Happiness?”, Stanford Graduate School of Business

4. Can money really buy happiness? If yes, then how and if not, then what can bring happiness?, Quora.com

5. “How much do Americans earn? What is the average US income and other income figures. Fiscal cliff talks only useful in context of incomes.”, MyBudget360.com

6. “Do We Need $75,000 a Year to Be Happy?”, Time.com

7. “Money Buys Happiness and You Can Never Have Too Much, New Research Says”, TheAtlantic.com

8. “The middle class gets a big raise … finally!”, CNN Money

9. “Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması, 2014”, Türkiye İstatistik Kurumu