Bu örnekler bana göre aklı başında anneleri, babaları; genel olarak bana göre aklı başında insanları düşünerek yazıldı. Herkes böyle olmayabilir veya aklı başında tanımı bir başkası için farklı olabilir. Bence böyle.

Neden bir anne; gecenin bir yarısı bebeği ağladığında -önceki günlerini doğru düzgün uyumadan geçirmiş olsa bile- yerinden kalkıp gereğini yapar? Belki bebeği olmadan önce üşengeç bir insandı; neden şimdi üşenmeden -ve hatta üşendiği zamanlarda bile- kalkıp ne yapması gerekiyorsa onu yapar?

Neden bir baba -belki de bütün hayatı boyunca aylak aylak gezen veya nefes almaya bile üşenen ya da mıy mıy bir kişiydi- bakmakla yükümlü olduğu insanlar olduktan sonra çalışmaya başlar?

Neden ciddi bir sağlık problemi nedeniyle hastanede yatmakta olan bir insanın en yakını; hastanede nöbet tuttuğu sırada hastası bir şeye ihtiyaç duymuşsa -o an ne kadar yorgun, bitkin, moralsiz veya tükenmiş hissederse hissetsin- o şeyi oldurmak için elinden geleni yapar?

Hayatımda pek az insan gördüm ki, şu anki yaşam şeklinden daha iyi bir yaşam şekli istemesin. Hemen herkes daha iyi bir hayatı istiyor: Daha sağlıklı bir akıl ve beden; daha pozitif duygular; daha çok bilgi, görgü, kültür sahibi olmak; daha iyi bir iş; daha iyi bir mahallede, şehirde veya ülkede yaşamak; daha iyi bir çamaşır makinası, cep telefonu, araba veya ev; daha iyi yerlerde tatil yapmak ve benzerleri genellikle istenen şeyler. Bunların hep “kapitalizmin/emperyalizmin oyunları” olabileceği tartışmasını bir kenara bırakalım. Çünkü biyoloji, sosyoloji, antropoloji veya tarih diyor ki: İnsan, önem verdiği konuda daha iyisine ulaşma isteğine sahip bir canlıdır. Önem verdiği konunun ne olması gerektiğini tartışabiliriz ve fakat o tartışma bu yazının konusu değil.

Bu yazının konusu 4 tanecik soru:

İnsanın kendi hayatı baştaki örneklerden daha mı önemsiz?

Kendisine bir şey olursa çocuğuna, bakmakla yükümlü olduklarına, hastasına, ülkesine ve dünyaya ne faydası olur; kendisi iyi olmazsa diğerlerine ne hayrı dokunur?

O halde insanlar neden kendi hayatları için -o an veya genel olarak ne hissederlerse hissetsinler- gereğini yapmıyorlar da başkaları için yapıyorlar?

Kendi değerimizin farkında mı değiliz; yoksa zaten kendimizi değersiz mi hissediyoruz?

Bu maske konusunu uçaklarda hep söylüyorlar.

Nefesin kesilirse nefsinle ilgilenecek halin; canına bir şey olursa canana yararın kalmaz.

O oksijen maskesini önce bir kendine tak.

Bir rahat nefes al.