Bir çift laf… Bir yarışma programında görülmüş. Daha önce Matrix filminde. Bazı okulların logolarında yazar. Ralp Waldo Emerson’dan Jean-Jacques Rousseau’ya, Benjamin Franklin’den Thomas Hobbes’a (Leviathan kitabında), Sokrates, Plato, Spartalı Khilon ve bilge Thales’e kadar binlerce kere kullanılmış. Bugüne kadar sayısı bilinmeyen pek çok insan bu bir çift lafı vücuduna kazıttı. En çok da İngilizce, Yunanca, Latince ve belki Arapça… Pek çok inançta kendisinden bahsedilir. Tasavvuf’ta da geçer. Bundan 2600 küsür sene önce inşa edilen Delphi’deki Apollon Tapınağı’nın girişinde de yazar. Efsaneye göre Tanrı Apollo, Delphi’nin kahinine 147 Kural’ı bizzat kendisi anlatır. İşte bu da içlerinde en ünlüsü. Bütün dünya bu sözün o dönemlerden geldiğini zanneder ama aslında daha eskidir. 4000 yıl önce Mısır’da Karnak ve Luksor tapınaklarının içine de yazılmıştır. Fakat muhtemelen daha da eskidir.

30 seneden daha uzun bir zamandır Mısır’ı araştıran Anthony Browder, bir kitabının başında Eski Mısır’a ait bir atasözü yazar. Bu bir çift laf, onun içinde de geçer.

“Bilmeyen
Ve bilmediğini bilmeyen kişi
Aptaldır – Ona önem vermeyin.

Bilmeyen
Ve bilmediğini bilen kişi
Acemidir – Ona öğretin.

Bilmeyen
Ve bildiğini zanneden kişi
Tehlikelidir – Ondan sakının.

Bilen
Ve bildiğini bilmeyen kişi
Uyuyordur – Onu uyandırın.

Bilen
Ve bildiğini bilen kişi
Bilgedir – Onu takip edin.

Bütün bu kişiler sende bulunur.
Kendini bil.
Ve Maat’a sadık ol.”

(Eski Mısır’da “Maat”ın iki anlamı var. Buradaki kullanım şekli söylenebilecek en basit haliyle “evrensel düzen” anlamına geliyor.)

Kendini bil. Yarın bir gün televizyonlara çıkıp daha süslü hale getirmek isterseniz “farkındalık“, “özfarkındalık“, “özbilinç” ya da en temizi İngilizcesiyle, “self-awareness” diyebilirsiniz. Bu lafların iyice popülerleşeceği 2020’ye doğru bu sektöre kapağı atmak isterseniz bu yazıdan faydalanabilir sonra da paraları sayabilirsiniz. Çünkü iki bölümlük bu yazı dizisinde jölelediğimiz / fönlediğimiz saçlarımızda bütün tüyler istediğimiz istikamete bakıyor mu diye günde 86 kere aynanın karşısına geçmekten daha başka, insan kendisini nasıl bilebilir ve bunun girişimcilikle nasıl bir ilgisi olabilir onu anlatacağım.

Bu bölümde girişimcilikle olan ilgisini konuşacağız. İş sahibi olmak ve bunu burnundan gelmeden devam ettirebilmek için de kim olduğumuzu bilmemiz gerekiyor. Çünkü belki de bütün sorumluluğu üzerinize almak size göre bir şey değil. Belki, mesela kocaman bir restoranı işletmenin gerginliğini kaldırabilecek birisi değilsiniz. Ya da belki, bir arkadaşımın dediği gibi, siz sadece insanlar sırf sizin yaptığınız yemeği yedikleri için mutlu olmalarından hoşlanıyorsunuz. E o zaman sadece mutfağına milyon dolar dökeceğimiz 450 kişilik bir yer açmadan önce bir daha düşünmemiz gerekiyor.

Peki bir insan kim olduğunu bilmeden neyi istediğini nasıl bilebilir? Aynen öyle; bilemez! Maalesef bilemez. Bu yüzden insanoğlu kendini bildi bileli “kendini bilmek” önemli bir kavram.

Herhangi bir konuda -iş yaşamı, hobi, eğlence, “Egelere kaçıp kafe açmak”, yoga pozları vermek, mutlu olmak, insan ilişkileri, aklınıza ne gelirse- çok başarılı olmuş ve/veya istediği gibi bir hayatı yaşayan insanların ortak özelliklerden biridir kendini bilmek. “Başarı” kavramı kişisel, bakış açısına göre değişiyor. Değişmeyense başarılı olmuş insanların kendilerini ve ulaşmak istedikleri yeri biliyor olmaları. Bu ikisini bilince oraya varmak için neyi kendin becerebilirsin, neyi başkasından istemen gerekir bunun muhasebesini de yapabiliyorsun.

Bu konuda sistemli çalışarak yoluna devam ettiğini bildiğim iki kişiden örnek vereyim. Biri iş dünyasının parlayan yıldızı Gary Vaynerchuk, diğeri müzik endüstrisinin son dönem fenomenlerinden Ed Sheeran. İkisinin bu konulardaki İngilizce videolarına, isimlerinin üzerine tıklayarak, ulaşabilirsiniz.

O halde hayatın diğer alanlarında olduğu gibi iş yaşamında da kendimizi iyi tanımamız gerekiyor.

Aksi halde kendisini ateşe atan ve yandıkça sadece başkası için fırsat yaratan bir kibrit parçası gibi önce eğilir bükülür, sonra tükenirsiniz.

Umarım iyi ifade edebilmişimdir.

Çünkü bütün bunlara rağmen insanların çoğu kendisini bilmez. Başlıkta da söylediğim gibi, sadece zannederler. Pek çok kişi bunu hiç düşünmemiştir, çünkü düşünmesi gerekmemiştir. Doğasında koalalık (birazdan fotoğrafını göreceğiniz ve üşengeçliğiyle bilinen dünyanın en güzel hayvanlarından birisi) olan insanoğlu rahatı sever. Fakat “rahat”lığın büyüttüğü yer insanın kendisi değildir.

self awareness kendini bil

Benim lafımla yetinmeyin. Kendiniz de deneyin: Çevrenizdeki insanlara kim olduklarını sorun. Genellikle isimlerini ya da yaptıkları işleri söyleyeceklerdir. Fakat 400 trilyonda 1 ihtimalle dünyaya gelen insanoğlunun kim olduğu isimden ve para kazanmak zorunda olduğu bir iş kolundan fazlasıdır. “Şimdi bu rakam nereden geldi” derseniz, benden daha zeki birileri hesaplamış. Şurada İngilizce olarak yapılmış güzel TEDx sunumunda bir cümleyle de olsa bahsediliyor. Fakat bu yazıda önemli olan bu rakamın kaç olduğu ya da olması gerektiği değil. Söylemeye çalıştığım şey şu: Sonuçta buraya gelmeye de bilirdik. Ya da inancımıza göre değişmekle birlikte zebra olarak da gelebilirdik. Demem o ki insan olarak gelmek güzel. Ve bütün buna rağmen gerçekten kim olduğunuza verebildiğiniz tek cevap adınız ve işinizse bence oralarda bir sıkıntı var demektir.

Ya da şöyle ifade edeyim: Kim olduğunuz hakkında elinizdeki tek veri adınız ve işinizse bence girişimci olmayın. Ya da olun ama o süreçte dayak yiyeceğinizi bilin. Bu yüzden tükenmeden kendinizi tanımayı öğrenin. Bunu nasıl yapabiliriz, nereden öğreniriz derseniz sadece Youtube’da ve yine sadece “self-awareness” diye ararsak Haziran 2016 itibariyle 100.000’e yakın sonuçla karşılaşırız. Internet bu konudaki zırvalıklar konusunda oldukça bereketlidir.

Bu yüzden kendini tanıma konusunda işe yaradığını bildiğim yöntemlerini şurada sizinle paylaştım.

O yazıya geçmeden önce Sezen Aksu’nun, içinde “sen seni bil sen seni” sözleri de geçen, “Hadi Bakalım” şarkısının son dörtlüğüyle sizi baş başa bırakıyorum.

Kendimizi tanımamız dileğiyle.

“Ah içimizde ne aç hevesler
Arada hicaz arada caz nefesler
Bir yanımız her duruma müsait
Ne kadar uyarsa o kadar ister”

 

Kaynakça ve Notlar:

1. Fotoğraflar: 1, 2

2. Delphi/Temple of Apollo, Wikipedia

3. Delphi Maxims, Wikipedia

4. Thales, Wikipedia

5. Know thyself, Wikipedia

6. The Delphic Oracle, Theosopy NortWest

7. Maat, Wikipedia

8. Know Thyself: An African American Poetic Journey, Anthony Browder, Amazon.com

9. Know Thyself: An African American Poetic Journey, Anthony Browder, Google Books

10. Anthony Browder, IKGCulturalResourceCenter.com

11. Luxor Temple, Wikipedia

12. Egyptian Proverbs, Aldokkan.com

13. Egyptian Precepts, TheGoldScales.com

14. Know Thyself, ArkInTime.com

15. Stolen Legacy: Greek Philosophy is Stolen Egyptian Philosophy,  George G. M. James, Amazon.com

16. Characteristics of Greek Philosophy, Sacred-Texts.com

17. Self-Awareness: Know Yourself: Gary Vaynerchuk, YouTube.com

18. Ed Sheeran on Charlie Rose – The Full Interview (Oct. 2, 2015), YouTube.com

19. How to stop screwing yourself over | Mel Robbins | TEDxSF, YouTube.com