2017’nin sonunda “gelecek yıl bunları bunları yapacağım” demiş olanlar bir ellerini kaldırabilir mi?

Kaldırın kaldırın, çekinmeyin. Teşekkürler.

Peki, ne alemdeyiz? Başladık mı? Umduğumuz gibi gidiyor mu? Disiplinli bir şekilde devam ediyor mu?

Ediyorsa sizi tebrik ederim!

Etmiyorsa da sorun yok. Çünkü bu yazı bir türlü başlayamayanlar, başlasalar da devamını getiremeyenler için yazıldı.

Şimdi, bir karar vermek lazım.

Bazısını görüyorsun; önce sağa doğru 5 adım atıyor. Sonra öne doğru 3… Derken sola 7, geriye 4, sağa 2 ve öne 1 adım atıyor. Sorsan çok yoruldu, çok denedi, çok emek etti. Fakat uzaktan bakınca görülüyor; hala başladığı yerde oyalanıyor.

Biz de bazen aynı yanılgıya düşüyoruz. Dünyayı gezeyim, hafta sonu dışarı çıkayım, lüksüme para harcayayım ama para da biriktireyim. Veya şu konuyu da öğreneyim, buna da bakayım, biraz dizi izleyeyim, şimdi biraz sosyal medyada vakit geçireyim, dur biraz işe bakayım. Tamam sıkıldım, biraz şu konuda okuyayım. Aa şurada şu videoyu da izleyeyim. Biraz ona, biraz buna, biraz şuna bakayım; ötekine, berikine, şuradakine emek, zaman ve maddi kaynak harcayayım.

Böyle yaparak mutlu oluyorsa insan, bence hiçbir sorun yok. Fakat böyle yaptıkça hiçbirinde bir yere varılmıyor.

Önemli olan bir yere varmak değil, süreçtir” diyenlerden ve mutlu olanlardansanız bence yine bir sorun yok. Ne ki, böyle yaparak süreci bir başlatıp bir durdurduğun ve sonra başka sürece devam ettiğin için, hiçbir süreç pek sürmüyor.

Ama ben böyle eğleniyor, kafamı dağıtıyorum.” Bence şahane. Fakat 10, 15, 35 yıl sonra hiçbirinde istediğin yerlerde değilsen pişman olma diye yazıyorum.

Süreç çok basit fakat kolay değil. Çünkü insanın kendisini disipline etmesini gerektiriyor. Kendimden bir örnek vereyim.

Kişisel fetret devrimin ardından ilk önce tek tük eğitimler verdim. Sonra düzenli olarak blog yazmaya başladım. 1.5 yıl geçti, hala yazıyorum. Blog yazmayı oturttuktan sonra eğitimlere tekrar ağırlık verdim. O da bir rayına girdi, giriyor. Şimdi videolar başlıyor. O da oturunca başka şeyler de gelecek. Toplamda 2.5 yıllık bir süreç oldu. En az bu kadar daha sürecektir. Fakat bence bir sorun yok çünkü sevdiğim şeyleri yapıyorum. Bunların yanında spor yapıyor, fırsat buldukça okuyor ve nadiren dışarı çıkıp dans ediyorum. Spor kısmı da alışkanlık haline gelmek üzere; düzene giriyor. İyice oturduktan sonra o konuda da sıra başka şeylere gelecek. Son olarak bu sene yurt dışında gezmeye de başlıyorum.

O halde, özetle, ben bütün bir sene n’apıyor olacağım?

  • Konuşuyorum: Eğitim, danışmanlık ve konuşmalar veriyorum. İnsanların ve kameranın önünde konuşmaya devam ediyorum. Bir ekip toplasam da yine aynı şeyi yapacağım. Konuşacağım, yönlendireceğim, fikir üreteceğim, her şeyin yolunda olduğundan emin olacağım.
  • Yazıyorum: Blogda ve farklı mecralarda yazıyorum.
  • Öğreniyorum: Kitap okumanın ve video izlemenin yanında bu sene yurt dışında gezmeye başlıyorum.
  • Hareket ediyorum: Düzenli olarak yüzüyorum.
  • Eğleniyorum: Fırsat buldukça ailemi görüyorum ve arada işten kafamı kaldırıp bir miktar eğleniyorum.

İşte bu kadar. Benim bütün yılım bu kadarcık şeyle ilgilenerek geçiyor. Elbette yeni fırsatlara kapım açık fakat, onları, geldikleri zaman değerlendireceğim. Şu an sadece elimdekilere odaklanmış durumdayım. Kalan her şey bunların çevresinde şekilleniyor olacak. Örneğin sigaradan kurtulmak ve vücut yağ oranını düşürmek elbette sağlık için önemli. Fakat eğri oturup doğru konuşalım; pek çoğumuz sağlığımızı pek önemsemiyoruz. Gerektiği gibi yemiyor, hareket etmiyor, uyumuyor ve yaşamıyoruz. Ben de böylesi bir profil olduğum için “ne kadar da sağlıklı olayım” diye sigaradan kurtulayım veya vücut yağ oranımı düşüreyim istemiyorum. Dertlerim şu şekilde:

Spor yapmayı seviyorum; sigara buna engel oluyor. Bir eşyaya, bireye veya başka herhangi bir şeye bağımlı olmaktan hoşlanmıyorum; sigara buna ters bir durum. Saatlerce ayakta konuşuyorum; sigara nefesimi yoruyor.

Keza yağ oranı da öyle. O da spora engel oluyor. Aynı zamanda boşu boşuna dizlerime yük taşıtıyorum. Bildiğin hammallık ediyor, bunun için para almak yerine, bir de üstüne para veriyorum.

Taşınma meselesi de en çok zamanla, sonra keyifli yaşamakla ilgili bir durum. Haftanın 6 gününün 2 saatini yolda geçiren bir insan, ayda 48 saatini yolda geçirir. Bu da bir hafta sonu kaçıp aileni görebilme zamanı veya başka bir hafta sonu kısa bir yurt dışı gezmesi yapabilme süresi demek. Dolayısıyla günlük işe gidiş geliş süremden ne kadar kırpabilirsem o kadar zaman arttırabildiğim gibi, aynı zamanda trafiğin stresini de aza indirgemiş olabilirim. Üstelik, daha rahat ve daha keyifli bir yerde yaşamak için de taşınmayı isterim.

İnsan sevdiği şeyleri yaparken hayat daha kolay devam ediyor. Ne ki, sevdiğimiz şeyleri yapmak için de disipline ihtiyaç duyduğumuz iki an var. Bir tanesi başlama anı. İlk toprak kaymasını başlatmak için bir disiplin gerekiyor. Doğamız kalanını halledip bir çığa dönüştürüyor. Buna fizikte ivmelenme diyoruz. Diğer disiplin anıysa dikkat dağılması anı. Sevdiğimiz şeyleri yaptığımız için nispeten kolayca üstesinden geliyoruz. Fakat yaptığımız şeyde belirli bir yere geldiğimizde kaşımız gözümüz ayrı oynuyor ve yeni şeyler öğrenmek/yeni uğraşlar edinmek/yeni sektörlere girip para kazanmak istiyoruz. İşte burada kişisel disiplini devreye alıp önümüzdekine odaklanmaya devam etmemiz gerekiyor.

Bir karar vermek lazım. Bir yön belirlemek gerekiyor. Orada belirli bir süre harcayıp sevip sevmediğimizi, becerip beceremediğimizi görmemiz gerekiyor. Bunun için 90 gün iyi bir süre. Neden 90 gün? 1 ay, “denedim ben, olmadı” demek için çok çok kısa bir süre. 2 ay “dişini sıksan yaparsın” süresi. 3 ay daha anlamlı. Çok değil, az da değil. Hedefleri 90 günlük projeler halinde değerlendirip öyle başlamak iyi bir fikir. Sevmediysen değiştir, sevdiysen devam et. Ne zamana kadar? Bu şey bir alışkanlık, refleks olana kadar. Neden böyle? Çünkü yazının başında da söylediğim gibi, diğer türlü bir yerlere varılmıyor. Uğraştığın şey refleks olunca yenisine başla. Sonra o da alışkanlığa dönünce yeni bir şeye daha başla. Böyle böyle devam et.

Süreç basit ama kolay değil. Başlangıç noktası bir karar vermek. İşte bu karar bir yön.

Daha kaç yıl yerinde durup, başkalarının senin düşündüklerini yapmalarını izleyeceksin?

Daha kaç seneyi bir oraya bir buraya bakıp hiçbir şey yapmadan geçireceksin?

Bu sene bir yön belirleyip o yönde ilerleme senesi.

Blogda bu konuda etraflıca yazdım. Bu yüzden biraz önce o yazıları buraya listeledim. Sonra teker teker linkler verdim. Sonra düşündüm… Okumak istesen bile çok uzun bir zamanını alacak ve açıkçası başlamaktan başka hiçbir şeye ihtiyacın yok.

Şimdi bir yön belirle. Örneğin, 90’ına geldiğinde ne yapmamışsan pişmansın? Git onu yap. Ne zamana yapmış olursun? Onu yapmadan önce yapılması gereken başka şeyler var mı? Yoluna hangi engeller çıkabilir? Bunları belirle ve başla. Sonra içinden gelmese de yapmaya devam et. Hepsi bu.

Yok, yine de olmuyorsa, gelecek hafta bambaşka bir yöntemden bahsedeceğim. Sonra da benim bu yöntemle neler yaptığımı anlatacağım.

Fakat sen daha fazla vakit kaybetme. İlk ayın yarısı bitti bile. Sen hangi yöndesin?